Referandumda “evet”ler sadece bu değişiklik paketine değil, yeni bir anayasa vaadine de verildi. CHP de bunu gördü ve yeni bir anayasa çalışmasına katılma kararını açıkladı.
Hükümet kanadında ana eğilim, yeni anayasa çalışmasının seçim sonrasına bırakılması yönünde.
CHP ise yeni anayasa çalışmasının bu dönemde gerçekleştirilmesi gerektiği görüşünde.
Seçime daha yaklaşık dokuz ay var. Bu süre içinde terörün sona erdirilmesi için yoğun olarak çalışılması birinci öncelik olarak ortaya çıkıyor.
Yeni anayasa da aslında bu yönde önemli bir dayanak olacaktır; Türkiye’nin Kürt vatandaşları, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ve “Türklük” kavramıyla ilgili olarak anayasada değişiklik taleplerini de uzun süredir ortaya koyuyor.
Anayasanın ilgili maddelerinde “ırk” vurgusunun giderilmesi makul bir istektir. Ancak “ana dil” ve “ana dil dışındaki diller” konuları hâlâ tartışılıyor.
Yeni anayasada bütün vatandaşların istedikleri dili kullanmalarının, o dili öğrenebilmelerinin ve o dilde yayın özgürlüklerinin güvence altına alınması da bekleniyor. Bunun ötesindeki talepler hakkında Başbakan Erdoğan açık olarak karşı görüş belirtti, CHP’nin tavrı da farklı olmayacaktır.
Bunlar ve benzer konular ele alındığında “özgürlükçü” ve vatandaşların bütün temel haklarını güvence altına alan bir anayasa üzerinde uzlaşma sağlamak için bugün çok elverişli bir ortama girilmektedir.
Bu “detant” ortamını ve referandumda ortaya çıkmış olan çoğunluk eğilimlerini değerlendirmek için genel seçim sonrasını beklemenin bir faydası görülmemektedir.
Ancak eğer Başbakan, seçim sonrasında “başkanlık sistemi” tartışması üzerinden bir anayasa hedefliyorsa bugünkü “detant” ve uzlaşma ortamının hızla kaybedilmesi ihtimali çok yüksektir.
Başkanlık sistemi de kuşkusuz tartışılabilir. Ancak şu anda acil olan, terörün sona erdirilmesi ve bütün vatandaşların güvencesi olacak demokratik bir anayasa yapılmasıdır.
AKP ile CHP’nin demokratik bir anayasa için birlikte çalışmaları, toplumun da buna mümkün olan en geniş katkıyı vermesi için çaba gösterilirken yine dar siyasi rant hesapları -ki buna başkanlık sistemi tartışması da dahildir- öne çıkarılırsa en büyük fırsatlardan biri daha kaçırılabilir.

