Kıbrıs, dünyanın yaşadığı ve zaman zaman çok acılar yaratmış, kana bulanmış bir sorun. Rum milliyetçilerin Türklere saldırmasının üzerinden 40 yıl geçti. Türkiye'nin Kıbrıs Barış Harekâtının üzerinden de 30 yıl geçti.
Ve bütün bu süre içinde ilk kez çözüme, barışa bu kadar yaklaşıldı. Geçen 30 yılda hep Türk tarafı uzlaşmaz, çözüm istemeyen taraf olarak göründü.
Bu kadar acının üzerine ilk kez Doğu Akdeniz'de kalıcı bir barış ve bu bölgedeki bütün halkların yararına bir çözüme yaklaşıldı.
24 Nisan'da Kıbrıs Türk ve Rumlarının oylayacağı Annan Planında KKTC "kurucu ortak" olarak yer alıyor. Bu planın reddi, Kıbrıslı Türklerin bir "azınlık" olarak kalmaları, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin sadece Rumların yönetiminde olması anlamına gelmektedir.
Rum tarafında eski EOKA'cı Papadopulos, Türk tarafında Rauf Denktaş "hayır" kampanyalarını sürdürüyorlar. İkisinin de gerekçeleri aynı, ikisinin de gözleri aynı şekilde yaşlı. Biri Annan Planında neden şikâyetçi ise diğeri de aynı şeyden şikâyetçi. Birisi kendi toplumuna hangi haksızlığın yapıldığını söylüyorsa, diğeri de aynısını söylüyor.
AKEL ve Serdar Denktaş
"Anavatanlar"a gelince durum değişiyor. Yunanistan için Kıbrıs "heyecanlı" bir iç politika malzemesi değil. Türkiye'de ise "garip ittifak" bu meselenin çözülmemesi için hâlâ çalışıyor.
"Garip ittifak"ı tekrar edelim: MHP, CHP, DYP, Genç Parti, İşçi Partisi, Atatürkçü Düşünce Dernekleri, Ülkü Ocakları, Cumhuriyet Gazetesi.
KKTC'de Denktaş'ın yanında UBP yer alıyor. Denktaş, oğlu Serdar Denktaş'ın başında bulunduğu DP'nin de "hayır" demesi için "babalık edebiyatı" yapıyor.
Kıbrıs Rum tarafında ise Kilise, Papadopulos'un yanında "hayır" kampanyasına katılmış durumda. Radikal sağ parti de aynı ittifak içinde yer alıyor.
Buradaki "garip ittifak", solcu AKEL'in de "hayırcı" olmasıyla sağlanacak. AKEL şu anda "ortada gibi".
* Eğer Kıbrıs'ta çözüme böylesine yaklaşılmışken, fırsat kaçırılırsa, bunun sorumlusu olacak AKEL'in genç kuşaklara anlatacağı bir şey olamaz. Akdeniz'in en köklü solcu partilerinden biri AKEL kendine "milliyetçi-şoven cephede" yer bulursa bunca yıllık geçmişini bir anda çöpe atmış olacaktır.
* Kıbrıs'a barışın gelmesi, Doğu Akdeniz'de kırk yıllık bir sorunun adil bir şekilde çözülmesi ve küçücük bir adada herkesin barış ve refah içinde yaşamasını engellemek, tarihe karşı, kendi halkına karşı büyük bir suçtur.
AKEL böyle bir suça ortak olmamalıdır.
* Serdar Denktaş da, Rauf Denktaş'ın oğludur, ondan daha ileri görüşlü olmak zorundadır.
Aksi durumda Kıbrıs'a ve bütün Kıbrıs halkına yazık olur.
Yazık olur
Kıbrıs, dünyanın yaşadığı ve zaman zaman çok acılar yaratmış, kana bulanmış bir sorun. Rum milliyetçilerin Türklere saldırmasının üzerinden 40 yıl geçti. Türkiye'nin Kıbrıs Barış Harekâtının üzerinden de 30 yıl geçti
Haberin Devamı

