Milli Eğitim Bakanlığı ilköğretim öğrencilerinin okuması için 100 kitaplık bir liste yayınlamıştı. Bu liste açıklanır açıklanmaz ortaya üç tür tepki çıkıverdi.
Birinci tepki soldan geldi: 100 temel eser seçilirken, listede yer alması gereken bazı kitaplar, yazarları solcu bilindiği için kapsama alınmamış, yani sağcı yazarlara "torpil" yapılmıştı.
İkinci tepki, birincinin aynısıydı ama tam karşıdan, sağdan gelmişti. Onlar da "tarafsızlık" adına "gerçek Türk kültürünün" bazı önemli eserlerinin liste dışı bırakıldığını söyleyip kızdılar.
Üçüncü tepki ise bizim gibi iyimserlerden geldi. Her okur yazar vatandaştan bir liste yapması istense, o vatandaşların sayısı kadar farklı liste çıkacağı belli. Türk gençlerinin okumaya yönlendirilmesi, kitap sevmeleri için yapılanlar da belli. Dolayısıyla, hiç değilse böyle bir listenin varlığı ve gençlerin bunlarla haşır neşir olarak eğitim görmeleri her açıdan önemli bir adımdı.
* Ne yazık ki zaman iyimserleri haksız çıkardı. Milli Eğitim Bakanlığı, Necip Fazıl Kısakürek ve Mehmet Akif'in kitaplarını koyabilmek için bu 100 eser listesinden iki kitabı çıkardı.
Liste dışı kalan kitaplardan biri "Küçük Prens"tir. Bu kitap 20'nci yüzyıl çocuk edebiyatının başeserlerinden biridir, kimilerine göre de "birincisi" dir.
Eğitimciler(!)
Gençler elbette ki Necip Fazıl'ı da okusun, Mehmet Akif'i de okusun, tanısın, öğrensin. Ama bunları "Küçük Prens"e alternatif gibi koymaya gelince, eğitim yetkilileri orada dursunlar.
Eğer Türk gençleri çok erken yaşlarda her üçünü de tanırlarsa, işte o zaman asıl görev yerine getirilmiş olur. Ama "o değil bu" denilirse, durum fena halde değişir.
Milli Eğitim yetkililerinin bu değişikliği yapmalarıyla, liste ilk açıklandığı sırada takındıkları "tarafsızlık", bütün "farklı türlere açıklık" pozları ve süsleri çöktü.
Demek ki, takındıkları o havalar gerçek değilmiş ve bunlar "sağdan" gelen baskılara açık "eğitimciler"miş.
Asıl ayrımcılığı Necip Fazıl ve Mehmet Akif ile "Küçük Prens"i karşı karşıya koyduklarında yaptıklarını bu "eğitimciler" herhalde biliyorlardı.
Ama bunda bir sakınca görmediler, yaptılar. Yazık ettiler. İyi niyetin ve bütün düşüncelere açıklığın bu ülkede yerinin halen çok gerilerde olduğunu bir kez daha gösterdiler. Türk gençlerinin "tek boyutlu" olmasını istediklerini de gösterdiler. Çağdaş değerleri savunmak ve bunları yeni kuşaklara iletmekle yükümlü eğitimciler değil, "başka tür" eğitimciler olduklarını da gösterdiler.
Hem Necip Fazıl'ı hem Mehmet Akif'i hem de "Küçük Prens"i okuyacak bir kuşağa ulaşmakta biraz daha gecikeceğiz.
Gerçekten yazık ettiler.
Yazık ettiler
Milli Eğitim Bakanlığı ilköğretim öğrencilerinin okuması için 100 kitaplık bir liste yayınlamıştı. Bu liste açıklanır açıklanmaz ortaya üç tür tepki çıkıverdi
Haberin Devamı

