Yasalar mı, kafalar mı?

Haberin Devamı

Türkiye yine mahkûm oldu. Suçu, aile içi şiddete maruz kalan bir kadını koruyamamak. Bu haberi okuyanlardan bazılarının aklına “kadın kendini korusaydı”, bazılarının aklına da “neden devlet korusun” demek gelecektir. (Çizer Mehmet Çağçağ da konu üzerine düşünmüş ve aşağıya aldığımız dünkü Haber Turk’te yayımlanan karikatürü çizmiş.)

Bu davada, şikâyetçi vatandaş, Türkiye’deki bütün yasal yollar tükendiği için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidiyor ve davayı kazanıyor.

Yasalarımızda sorun var mı? Sorusuna cevap olarak bütün hukukçular “pek çok” diye veriyor. Ama kafalarımızda sorunlarımız var mı? Sorusunun cevabı çok daha ağır: Çok çok çok!

Yargıtay El Kaide davasındaki kararları onayladı. Bu hükümlülerden biri “El Kaide’nin Konya örgütünü kurduğu ve yönettiği” için 18 yıl hapis cezası almış.

Olabilir, hukukçular bu cezanın uygun olup olmadığını tartışabilir. Ancak bu bilginin yanına gazeteci Nedim Şener’e “Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları” kitabı için 28 yıl ceza istendiği haberini koyduğunuz zaman hem yasalarımız hem kafalarımız açısından tam bir felaket manzarası ortaya çıkıyor.

Nedim Şener için 28 yıl istenirken, çalışmasına konu olan Hrant Dink cinayetinin bazı sanıkları için istenen hapis cezaları ise ya 20 yıl ya da daha altında.

Türkiye’yi hatta dünyayı sarsan bir cinayetin davasıyla ilgili kitap yazan gazeteciye, cinayet sanıklarının bazılarından daha fazla hapis cezası istediğimiz anda, hukuk ve hukuk bilinci sistemimizin tam iflasını da ilan etmiş oluyoruz.

***


Hukuk ve idare sistemimizin batışının örnekleri sadece bunlar değil, mesela sendikacı bir öğretmene “AKP dedi diye soruşturma açılması” da var.

Kadını şiddet uygulayan kocasından korumayan devleti suçlu gören ülkelerde insanlar AKP’ye isterse Başbakan’ın söylediği gibi Ak Parti der, isteyen Hık Parti der, isteyen Tık Parti der.

Son günlerde toplumda en fazla sayıda kişiyi, milyonlarca genci ilgilendiren bir konu hakkında da kimse bir şey söylemiyor, kimse tartışmıyor. O konu, Genelkurmay Başkanı’nın açıkladığı, yeni askerlik hizmeti düzenlemesinin herkes için eşit ve bugün uygulanan uzun süreyi içermesidir. Acaba askerlik çağındaki milyonlarca üniversite mezunu ve öğrencisi “Yaşasın ben de herkesle birlikte uzun askerlik yapacağım” diye sevinmiş midir? Kimse bunu konuşmuyor, çünkü “halkı askerlikten soğutmak” diye bir suç var ve uygulanır.

Bir tarafa AİHM’nin kadını kocasına karşı koruyamayan devletle ilgili kararını koyun, diğer tarafa kitap yazana 28 yıl hapis istenmesini koyun, istediğiniz başka bir örneği koyun ve durumumuzu değerlendirin.

Ne demişler: “Erenler ancak bizde olur, böyle acayip bir hukuk ve demokrasi...”

DİĞER YENİ YAZILAR