Yasaklar yasaklanmalıdır... Bu söz 68'in en önemli sloganlarından biriydi. O dönemden itibaren yasak koymak "ayıp" olmaya başlamıştı ve bugün artık ayıp.
"68 ruhu" şu ya da bu şekilde tartışılabilir veya tanımlanabilir fakat o ruhtan geriye kalan önemli kavramlar vardır. Bunların en önemlilerinden biri de yasaklamanın ayıp oluşudur. Gerçekten de bazı insanlara bazı şeyleri yasaklamak, bugün artık herkes için çağımızın ayıbıdır.
Buna karşılık, yasaklamanın neredeyse kaçınılmaz olduğu bazı alanlar da var.
* Örneğin ateşli silah bulundurma ve kullanma bunlardan biri. Ne yazık ki ülkemizde, vatandaşların elinde fazlasıyla ateşli silah, yani tabanca ve tüfek bulunuyor.
Ve bu ateşli silahların olur olmaz kullanılması nedeniyle hayatını kaybeden insan sayısı (Cumhuriyetin başından itibaren alırsak) Çanakkale Savaşı'nda verdiğimiz şehit sayısına denk gelir.
* Peki ya Kurban Bayramlarında, kurban keserken yaralananlar ve ölenler?..
İletişim araçlarının gelişmediği günlerden bugünlere doğru geldiğimizde, bayram sayısı ve bugünkü ölü - yaralı sayısı üzerinden bir hesap yaptığımızda yine korkunç bir sayıya ulaşıyoruz.
Bir süre önce 90'ıncı yıldönümü dolayısıyla çok geniş bir kitlenin haberdar olduğu, faturası Enver Paşa'ya kalmış olan Sarıkamış kıyımında ölen insanların sayısı, son 50 yılın Kurban Bayramı kurbanlarının sayısına eşittir.
* Bir "ne yazık ki" daha, ülkemizde trafik "kaza"larında verilen kurbanlarla ilişkin! Trafik kazalarında son on yılda verdiğimiz kurbanların sayısı, Sarıkamış kıyımı ve Çanakkale Savaşı'nda verilen şehitlerin toplamından fazla.
Bayram gibi bayram istiyorsak
O zaman ne yapmak gerekiyor?
Ateşli silahlar, bunları nerede, nasıl kullanacağını bilemeyen, akıl edemeyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının elinden alınmalı.
* Yine bazı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının; yani bu konuda ehliyetli olanlar dışındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, kendi kendilerine kurban kesmeleri kesinlikle yasaklanmalı.
* Motorlu araç kullanırken kimin büyük kıyımlara neden olacağını işin en başından belirlemeye çalışmak sağlıklı bir yol değildir. Dolayısıyla, kimlere motorlu araç kullanmanın yasaklanacağını baştan tespit etmek de mümkün değil.
* Bu durumda Türk toplumunun her halükârda muhtemel kıyımlara mahkûm olduğu görülüyor. O halde, "yasakların yasak olduğu" bu çağda, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için şu üç yasağı koymanın neredeyse şart olduğu açık:
* Ateşli silah bulundurmak...
* Motorlu araç kullanmak...
* Kurban kesmek...
Bu üç yasağı koymanın isabetli olup olmadığını, uygulamanın sonuçlarına ilişkin istatistiklere bakacak olan herkes görecektir. Böylelikle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, bayramlarını çok daha büyük bir huzur içinde yaşayabileceklerdir.
Yasak ve yasak
Yasaklar yasaklanmalıdır... Bu söz 68'in en önemli sloganlarından biriydi. O dönemden itibaren yasak koymak "ayıp" olmaya başlamıştı ve bugün artık ayıp
Haberin Devamı

