Yasa geçerse...

Hiç kuşku yok, Fransız siyasilerin ülkelerindeki Ermeni kökenli oylar uğruna yaptıkları ciddi bir ayıptır

Haberin Devamı

Hiç kuşku yok, Fransız siyasilerin ülkelerindeki Ermeni kökenli oylar uğruna yaptıkları ciddi bir ayıptır.

Hiç kuşku yok, dünyada düşünce özgürlüğünün kalesi olarak görülen Fransa’ya böyle bir tavır asla yakışmıyor.

Hiç kuşku yok, Fransa’da olan şu türden olaylar Türkiye’de yabancı düşmanlığını, kaba milliyetçiliği, sokak milliyetçiliğini, Batı düşmanlığını körüklüyor. Hiç kuşku yok ki Ermeni soykırımını inkâr yasa tasarısı Fransa Meclisi’nden geçse ve yasalaşsa bile uygulanması hiç kolay değil.

***

Ama yine hiç kuşku yok ki:

1915 Ermeni tehciri olayı neredeyse bütün dünyada “soykırım” olarak kabul edilmiştir. Gerekli yasal temelleri yoktur ama dünyanın vicdanında o tanımla yerini almıştır.

Bu suçun Türkiye Cumhuriyeti’ne yapışması büyük haksızlıktır. Ama Türkiye’yi yönetenlerin ya da devletten maaş alıp çalışma alanları bu konuyu kapsayanların yaptığı yanlışlar Türkiye Cumhuriyeti’nin ve halkının bu olayda bir sorumluluğu olmadığını dünyaya kanıtlayamamıştır.

Bu konuda yapılan yanlışlar, budalalıklar, kaba milliyetçilikten kaynaklanan sersemlikler, cahillikten kaynaklanan abuk sabukluklar yıllardır yazılıyor.

Yine de bunları bilmeyenler, bilmek bile istemeyenler, cahillikleriyle Türk halkına ve ülkesine zarar verenler, örneğin Meclis’te bir takım küçük icraatlarla kendilerini göstermeye çalışıyor.

Hele hele Ermeni soykırımı suçlamasının Türkiye Cumhuriyeti üzerine kalmaması gerektiğini anlatmak yerine, Meclis’ten Türkiye’de “Cezayir’de soykırım yapılmamıştır” diyenlere ve “Ermeni olayı soykırımdır” diyenlere hapis cezası getiren yasalar çıkarmaya çalışanlar sadece kendilerini gülünç duruma düşürüyor. Bunların gülünçlüğü olayların sıcağında belki kolay görülemez, ama biraz düşünme gayreti içine giren herkes bunun gülünçlüğünü ve o gülünçlüğün Türkiye’ye verdiği zararı görebilir.

***

Bugün Fransa Meclisi’nden Ermeni soykırımını inkârı cezalandıran yasa büyük olasılıkla geçecektir. Ama bunun karşılığında yapılacak olan, daha önce çeşitli örneklerde görüldüğü gibi, sokak milliyetçiliğini ortaya salmak değildir, olmamalıdır. Bu, yine sonuçta Türkiye’ye zarar veren, Türkiye’nin görüntüsünü yaralayan bir tavırdır.

Fransız siyasileri, ülkelerindeki Ermeni oyları için sonuçta hem Ermeni halkına hem de Türk halkına zarar veren, kurulması gereken dostluk ortamını biraz daha erteleyen tutumda ısrar etmişlerdir.

Bu, onların hanesine büyük bir ayıp olarak yazılacaktır. Ama biz daha büyük ayıplar yaparak onların ayıbını gözlerden silen bir tutum içine girmemeliyiz. Bunun ilk koşulu da Ankara’dan yükselen kaba milliyetçilik dalgasını teşvik etmek yerine akla ve sağduyuya dayalı çözüm yolları aramaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR