Haberin Devamı
Kuzey Irak operasyonunun başlattığı “ben daha çok milliyetçiyim” yarışı devam ediyor. Bu yarışta hızını alamayanların düştüğü gülünçlükler de toplumumuzun bir kesiminin kurtulamadığı iki yüzlülüğün en seçkin örnekleri olarak akıllarda kalacak.
Yaygın edebiyat şu: “Ben bu yaşımda giderim!..” Bir de bazı “ünlü” kadınların “kadın halimle giderim!..” edebiyatı var. Kimse de çıkıp bunlara “Yahu siz askerde ne işe yararsınız” demiyor, çünkü deseler, milliyetçilik yarışında geriye düşmüş görünecekler.
Bülent Ersoy çıkıp “ben bugün çocuğumu askere göndermezdim” dedi ve kıyamet böylece koptu.
Askere, yani zorunlu askerlik görevine bizde ve dünyanın her tarafında “istemeden” gidilir. Türkiye’de özel yüksek okullar, sırf biraz parası olanlar askerliğini er olarak yapmasın diye açılmıştır. Üniversite sınavına giren gençler sınavı kazanıp bir yere kayıt yaptırarak askerlik görevini geciktirmeye bakar. Varlıklı olanlar, çocuklarını yurt dışında çalışır gibi gösterip “paralı askerlik” yapmalarını sağlarlar. Gerçeği herkes bilir: Askere güle oynaya gidenler hiçbir geciktirme ve kaçma imkânı olmayan fukaralardır. Bunu herkes bilir ama milliyetçilik yarışının kızıştığı dönemlerde herkes bilmiyormuş gibi yapar.
Çocuğu askerde olanlardan, görev yeri Güneydoğu çıktığında sevinen olmamıştır. Olamaz da. Çocuğu gazi ya da şehit olunca sevinen olamaz. Şehit haberleri içinde en çok üzüntü yaratanlardan biri “terhisine çok az kala” diye başlayanlardır. O cümle, “birkaç gün geçseydi çocuk şehit olmayacaktı” anlamına gelir ve ucuz edebiyat, bedava kahramanlık peşinde olanlar bunun üzerine biraz düşünmelidir.
Birileri, özellikle ekranlarda yarışa tutuşmuş gidiyor. Çocuklarını otobüse, minibüse bile bindirmemiş olanlar “ben bu halimle giderim” diye konuşuyor. Erkek çocuğu olmayan çok milliyetçi bazı hanımlar en sert sesleriyle “çocuklarımızı askerlikten soğutmak suçtur” diye bağırıyor.
En çok bağıranlar en “tuzu kuru olanlar”dır. En çok bağıranlar, Bülent Ersoy’un ne demek istediğini anlama zahmetine katlanmayanlardır.
Az düşünüp çok bağıran, az bilip çok konuşanların seslerinin fazla çıktığı ortamlarda kendilerini bu yolla “değerli ve önemli” göstermeye kalkışanlar çok olur. Yine öyle oldu. Yine akıl diplerde bir yerlere itildi, yine ucuz kahramanlar meydanları doldurdu. Olsun, bu da geçer.

