Yarım yüzyıllık gecikmelerin sonucu

Haberin Devamı

Muvazzaf ve emekli generallerin, amirallerin, emekli kuvvet komutanlarının tutuklanması, yarım yüzyıllık gecikme ve yanlışların hazin bir finali olarak günümüzde gerçekleşti. Manzara hiç de hoş değildir.

Hiç kuşkusuz, bu noktaya kadar gelmesinde çok farklı çevre ve siyasetlerin de büyük payı vardır.

27 Mayıs 1960 darbesinin ardından siyaset, asker müdahalesinin ilk ve son olması için gerekeni yapacağına tam tersini yaptı. Birileri müdahaleyi bir şekilde kabullendi, başka taraflar ise çeşitli siyasi amaçlarla kullanma yoluna gitti. Hem “kolay devrim” peşinde olanlar hem “kolay temizlik” peşinde olanlar ordu üzerinden sonuna kadar siyaset yapma yolunda birleşti.

***


Beceriksiz siyasilerin, koltuk peşindeki hırs erbabının Silahlı Kuvvetler üzerinden yürüttüğü kısır siyasetlerin önce Silahlı Kuvvetler’e zarar vereceğini görmek için kâhin olmaya da gerek yoktu.

27 Mayıs’ta başbakanı idam edilen Demokrat Parti‘nin devamı olduğunu söyleyen Adalet Partisi seçim kazanıp iktidar oldu.
12 Mart‘a karşı çıkan Ecevit ilk seçimde iktidar oldu.
12 Mart‘ta gönderilen başbakan Demirel tekrar seçimleri kazandı.

12 Eylül’de yükselen sola karşı “mütedeyyin gençler” yetiştirme ve dini referanslarla topluma yön verme politikasının sonucu siyasi İslam’ın tırmanışı oldu. Ve birileri bu kez de 12 Eylül’ü tümüyle unutmuş olarak 27 Nisan muhtırasıyla AKP’nin oy patlaması yapmasını ve cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili referandumda rahatça evet çıkmasını sağladıklarını da anlamadılar.

***


Yirmi birinci yüzyılın başında siyaset üretemeyenler, topluma güven veremeyenler, toplumu inandıramayanlar sürekli olarak yüzlerini Silahlı Kuvvetler’e döndüler. Sadece günlüklerde değil, gazete manşetlerinde “kaynama”nın nasıl sağlandığı görüldü, bunlar mahkeme kayıtlarına da girdi.

“Kaynamayı sağlama” faaliyetlerinin yasal durumu yargılamaların sonunda belli olacak. Olup bitenlere savcı ya da avukat gibi bakmak yerine elli yıllık yanlışların tekrarlanmaması için güçlü bir toplumsal iradenin ortaya çıkmasını sağlamak hâlâ her yandan siyasilerin ve fikir üreticilerinin görevidir.

Daha önce böyle yapılsaydı bu tutuklamalar, hoş olmayan görüntüler, gereksiz acılar yaşanmayabilirdi.

Yarım yüzyıl boşa geçti, ama hâlâ, kimsenin hapse girmeyeceği, siyasetin kurallarıyla yapıldığı bir demokrasi ruhu için uğraşmak zorundayız.

Şu anda başta Balyoz olmak üzere bütün ilgili davaların çok hızlı ve sağlıklı bir şekilde sonuçlanması herhalde bütün mantık ve vicdan sahiplerinin ortak temennisidir.

DİĞER YENİ YAZILAR