Sıkıntılı birçok konuda, olayın ucunda hep yargı sistemimiz çıkıyor.
Dünyanın her yanında yargı en tartışmalı alanlardan biridir. Her ülkede yargı sistemi tartışılır, eleştirilir. Hiçbir ülkede yasaların her durumu, her olayı öngörmesi mümkün değildir. Bu nedenle yasalar değiştirilir, bazı yasalar bayatlar, bazı yeni yasalara ihtiyaç duyulur.
Ancak yargının bizdeki kadar tartışma konusu olduğu az ülke vardır. Tabii ki söz konusu olan, hukuk sistemi ve demokrasi açısından belli aşamaya gelmiş olmaktır.
Yasaları insanlar yapar; yasaları yorumlayan ve uygulayanlar da yine insanlardır.
Tekrar bize dönersek; bu yorum ve uygulama farklarının boyutları önemli bir sorun olarak ortaya çıkıyor.
* "Ekmek çalan 7 yıl, adam öldüren 2 yıl hapis yatar" inancı bu yorum farkları dolayısıyla ortaya çıkmış ve toplumda yer etmiştir.
Yargının sorunlarını her adalet yılının ilk gününde en yüksek yargı organlarının başkanları açık bir şekilde dile getirir. Bu söylenenlerin doğru olduğunu, yolu bir kez bile mahkemeye düşmüş olan her Türk vatandaşı bilir.
Türkiye kendisine hedef olarak "çağdaş hukuk devleti"ni koyduğu için de yargı sistemi toplumun dikkatinin üzerinde toplandığı en önemli alanlardan biridir. Dolayısıyla, Van Üniversitesi Rektörü davası, Mehmet Ali Ağca'nın salınması, ve benzeri diğer hukuki meseleler dikkatlerin yargının üzerinde daha eleştirel bir şekilde toplanmasına yol açmıştır.
Dönüm noktası olabilir
Ağca olayı ve onunla bağlantılı bütün olaylar, 1980 sonrası sıkıyönetim askeri mahkemelerinin çalışma şekillerini, o dönemde yargının "birilerini" kayırır biçimde işlediğini de hatırlatmıştır.
Yargıyla ilgili tartışmaların bir yanında da Ankara'daki yüksek yargı kurumlarının bazı mensuplarıyla ilgili "neşter" davaları vardır.
Bütün bunlar alt alta dizildiğinde ülkemizin çok ciddi bir yargı reformu ihtiyacı içinde olduğu ortaya çıkıyor. Bu reformun nasıl yapılacağını en iyi bilenler tabii ki yargı mensuplarıdır.
* Yargı, kendisiyle ilgili olarak harekete geçmediği sürece adalete güven kavramının zayıflamaya devam edeceği kuşkusuzdur.
En üst düzeyde bir yargı mensubu şu sözü söylemiştir: "Vicdan ile cüzdan arasına sıkıştık."
Halk arasında çok kullanılan bir söz de şudur: "Avukat tutacağına hakim tut."
Yargı sistemimizde "çürük elma" olarak nitelenebilecek kişileri en iyi bilenler de yine kuşkusuz yargının içindeki kişiler, hukukçulardır. Yargının saygınlığını yükseltecek olan, adalete güven duygusunu tekrar yayacak olan da onlardır.
* Ağca olayı bir dönüm noktası olabilir. Tabii ki gerçek hukukçular, hukukun üstünlüğünün ve bağımsızlığının bu ülkede yeniden tesis edilebileceğine inananlar açısından bir dönüm noktası olabilir.
Yargıyı tartışmak
Sıkıntılı birçok konuda, olayın ucunda hep yargı sistemimiz çıkıyor
Haberin Devamı

