Yargıya güven

Haberin Devamı

Vatandaşa “yargıya güveniyor musun” diye sorulduğunda cevap büyük oranda “evet” diye çıkar.

Gerçek bu mudur?

Yönetime geçen herkes her fırsatta “yargı bağımsızdır, karışamayız” der.

Gerçek bu mudur?

Yargıtay Başkanı gerçek durumun “yangın” olduğunu söylüyor.

En tepedeki hukukçunun “yangın” diye nitelediği bir ortamda adalet “tecelli” edebilir mi?

***

Çok yakında yaşanan birkaç örnekten devam edip yargının “bağımsızlığı”nı düşünelim:

Ergenekon davasında çok ağır suçlamalarla sanık olan bazı kişilerin neden tahliye edildiğini vatandaşa açıklamak kolay değildir.

Bir mahkeme, “Ermenilerden özür dileme”yi düşünce özürlüğü kapsamında görürken, bir başka mahkemenin “Türklüğe ağır hakaret” olarak nitelemesini de vatandaşa açıklamak mümkün değildir.

***

Herkesin bildiği ama tersini söylemekte ısrar ettiği gerçeklerimizden biri, ülkemizde yargının “bağımsız” olmadığıdır.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu dolayısıyla yargı doğrudan siyasi iktidara bağlıdır. Bakanlık teftiş kurulu da bu kurula bağlı olduğu için sistem üzerindeki siyasi hâkimiyet perçinleşmiş olmaktadır.

Siyasi iktidarın hoşuna gitmeyen herhangi bir icraatta bulunan bir yargıç ya da savcı terfi edemez, hatta diğer devlet memurları gibi “sürülür”. Sürülmek istemeyen, terfisinde sorun olmasını istemeyen yargı mensupları “hassas” konularda siyasi iktidarın eğilimleriyle ters düşemezler.

***

Yargıtay Başkanı’nın sözünü ettiği yangın, ülkedeki en büyük yangınlarından biridir. Bu yangını Ankara’dakiler de bilir, ama “yargı reformu” zaman zaman adı anılan iyi niyetli bir temenniden öteye geçemez.

Siyasi iktidarlardan hiçbiri böyle bir meseleye el atmak istemez, çünkü bu en başta kendisi için bir hâkimiyet alanının kaybedilmesi anlamına gelir.

***

Yargıtay Başkanı Gerçeker, “değişime karşı bir direnç”ten söz ediyor. Direnci gösteren herhalde yargıya güvenmek, inanmak isteyen sorununun hızla ve adil olarak çözülmesinin peşinde olan vatandaş değildir.

Bu “direnç”in adresi de siyasi iktidardır, bugünkü iktidardır ve bundan önceki siyasi iktidarlardır.

“Aklın varsa avukat değil hâkim tut” diye bir deyiş bu ülkede, bu ülkenin vatandaşları tarafından üretilmiştir. Ve o sözü sadece gerçekten bağımsız bir yargı unutturabilir, tabii eğer siyasiler izin verirse.

DİĞER YENİ YAZILAR