Yargı siyasete yön verecek

Haberin Devamı

Anayasa Mahkemesi, anayasa değişikliği paketini bugün görüşmeye başlayacak. Pakette yer alan yüksek yargı ile ilgili değişiklikler konusunda yüksek yargının sözcüleri defalarca görüşlerini belirtti.

Onlara göre, yapılmak istenen değişiklikler yürütmenin yargı üzerinde etkili olmasını sağlayacak niteliktedir ve anayasanın “değiştirilemez” hükümlerine aykırıdır.

Anayasa Mahkemesi’nin, CHP’nin iptal başvurusunu kabul etmesinin de tartışma konusu olduğunu hatırlarsak, mahkemenin eğilimini başından belli ettiğini söyleyebiliriz.


***


Anayasa Mahkemesi yakın dönemde önemli “siyasi” kararlar aldı. Bugün başlayacağı görüşmenin ardından alacağı karar ne olursa olsun, önemli siyasi sonuçlar yaratacaktır.

Karar “iptal“ yönünde olursa, ülkenin yarısı “eller kaosa kalktı” diyecek, Anayasa Mahkemesi’nin yetkisini aştığını ve halkın iradesini yok saydığını söyleyecektir. Ülkenin diğer yarısı da Anayasa Mahkemesi’nin anayasal düzeni koruyarak görevini yaptığı düşüncesinde olacaktır.

İptal kararı çıkmadığı takdirde de yine ülkenin yarısı mahkemeyi alkışlayacak, diğer yarısı ise kararın iktidarın siyasi baskıları sonucu alındığını söyleyecektir.

Mahkeme iptal kararını, tek bir kanun halinde çıkmış olması dolayısıyla paketin tümü için verirse 12 Eylül’de referandum yapılmayacaktır.

Eğer iptal kararı sadece tartışmalı maddeleri kapsayacaksa, 12 Eylül referandumunda paketin aslında herkesin katıldığı maddeleri için güçlü bir evet çıkacağı bellidir.

Başbakan Erdoğan konu her gündeme geldiğinde “erken seçim” olmayacağını tekrar ediyor. Ancak Anayasa Mahkemesi kısmi de olsa bir iptal kararı verdiği takdirde hükümetin seçime gitmek dışında bir seçeneği kalmayacaktır.


***


Anayasa Mahkemesi yakın dönemde iki önemli siyasi karar aldı. Biri cumhurbaşkanı seçiminde bir engelleme oyunu olarak “367” kararı, diğeri de AKP’nin kapatılması için açılan davada aldığı, bu partinin “irtica odağı olduğu ama kapatılmasına gerek olmadığı” kararıdır.

Bugün Anayasa Mahkemesi’nin vereceği karar ne yönde olursa olsun, yine çok tartışılacak. Bu tartışmaların seçim kampanyasının temel unsurlarından biri olması da kaçınılmazdır.

Anayasa Mahkemesi’nin durumu gerçekten zor. Çünkü iptal kararı vermezse Yüksek Yargı’nın diğer kurumlarının istediğini yapmamış olacak; iptal kararı verirse, Hükümet ile Yüksek Yargı arasındaki çatışmada taraf olacaktır.

“Hükümet Anayasa Mahkemesi kararını tanımasın” önerisinin bile seslendirildiği bir çatışma ortamında ortaya çıkacak karar ne olursa olsun, siyasi nitelikte olacak ve yakın dönemin siyasi gelişmelerini de belirleyecektir.

DİĞER YENİ YAZILAR