Ülkemizdeki eğitim sisteminden, genel eğitim düzeyinden memnun olanın aklından şüphe edilir.
Bunun nedenlerini tekrar tekrar anlatmaya gerek yok. Ama durum gerçekten acıklı.
Genel olarak eğitim alanındaki geri kalmışlığımızın Türkiye'nin gelişmesi önündeki en önemli engellerden biri olduğunu bilmeyenin de aklından kuşkulanmak gerekir.
Eğitim dünyamızın kronik hastalıklarından biri, sürekli olarak "önce yap sonra boz" döngüsünde yaşanması.
Bir bakan gelir, bir şey yapmaya kalkar, o gider diğeri gelir, başka bir işe girişir. Ama sonuçta ilerlemek yoktur, sürekli gerileme vardır.
Bir girişim daha boşa çıktı
Milli Eğitim Bakanlığı son bir karar açıkladı: Anadolu liselerinin hazırlık sınıfları kaldırılıyor.
Bunun anlamı, diğer devlet okullarına göre biraz daha fazla yabancı dil öğretilen bu okulların da diğer okullar düzeyine indirilmesidir.
Ancak uygulamada Anadolu lisesi statüsündeki okullar arasında da ayrım yapılacak. Eski, köklü ve doğru dürüst yabancı dil öğretilen; genel olarak düzeyleri yüksek olan okullara dokunulmayacak.
Bu da şu demek: Nitelikli eğitim yapılan, yabancı dil öğretilen okulların sayısını artırmaya kalktık, başaramadık; bundan sonra adına Anadolu lisesi dediğimiz ama eğitim düzeyini yükseltemediğimiz okullarda herhangi bir iyileştirmeye gitmeyeceğiz, diğer okulların düzeyiyle yetineceğiz.
Milli Eğitim Bakanlığı' nın bu kararının ardına yüzlerce gerekçe eklenebilir. Ama vatandaş açısından bakıldığında görünen yine bir başarısızlıktır. Birkaç bin çocuğa daha nitelikli eğitim verilmesi için daha önce başlatılan girişim de boşa çıkmış oldu. Orta öğretimde nitelikli eğitim verebilecek yine bir avuç kuruluş kaldı. Onlar da "düşürülürse" herkes en alt seviyede eşitlenmiş olur. Ve Milli Eğitim Bakanları da iyice rahat eder.
Bir ayıp vergi daha
Gazetelerde küçük haber oldu. Bazı ithalatçılar, vergiden muaf tutardaki küçük partiler halinde posta yoluyla mal getirtiyormuş. Bunu önlemek için vergiden muaf olan tutar aşağıya indirilmiş.
Ama Maliye, hazır eli değmişken yurt dışından postayla gelen her türlü pakete de 24 milyon lira vergi getirmiş.
Bu paketlerle ne gelir? Ufak tefek hediyeler gelir. Türkiye'de bulunmayan yabancı dillerde kitaplar gelir, filmler gelir. Arkadaşınızdan bir kitap istediniz, o da size postaladı. Kitabı almak için ayrıca 24 milyon lira vergi ödemek zorundasınız.
Bu vergi tam bir ayıp vergisidir. Bunu akıl edenlere "üstün vergici" madalyası verilsin.
Yapma ama boz
Ülkemizdeki eğitim sisteminden, genel eğitim düzeyinden memnun olanın aklından şüphe edilir
Haberin Devamı

