Başbakan Erdoğan, Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya'nın konuşmasının bir tek cümlesi üzerine "çirkin ve olumsuz bir yaklaşım" diye tepki gösterdi. Yargıtay Başkanı'nın konuşmasının tam metin olarak gazetelerde yer alması mümkün değil. Konuşma 19 sayfadan oluşuyor ve tam metin olarak yayınlanması olanaksız gibi. Bundan sonra televizyon haberlerinde de çok küçük parçalar yer alabilir. Konuşmanın tümünü okuma imkânına sahip olduğumuz için şunu söyleyebiliriz: Yargıtay Başkanı'nın adli yılı açış konuşması çağdaş bir Türkiye'nin hukuki, toplumsal ve siyasal eksiklerini ve bunların giderilmesi için neler yapılması gerektiğini mükemmelen anlatmaktadır. Yargıtay Başkanı, başta çağdaş yeni bir anayasa olmak üzere yapısal ve hukuki reformlara devam edilmesi üzerinde açık bir şekilde durmuş, sorunları tek tek sıralamış ve Atatürk ilkelerine uygun hedefin en gelişmiş demokrasi, insan hakları olduğunu belirtmiştir.
Özgürlüklerin sınırı
Konuşmanın laiklik bölümü de bir bütündür ve o şekilde okunması gerekir. Özkaya bu bölümde çağdaş laiklik anlayışını da kimsenin karşı çıkamayacağı bir açıklıkla anlatmıştır: "Laik düzende devlet tarafsız ve herkese eşit uzaklıktadır. Ancak sınır ihlallerine dur demek vazifesinin gereğidir. Özgürlük başkasının özgürlüğü ile sınırlandırılırsa haklılık kazanır. Aksi halde, kuvvetli zayıfın, çoğunluk azınlığın din ve vicdan özgürlüğünü gasp edecektir. Bu hazin sonucu, tarihin tekrarı hep göstermiştir." Özkaya'nın burada nereye gönderme yaptığı açıktır: Afganistan'a, Cezayir'e, Sudan'a, İran'a. Ve bunun ardından Başbakanın tepki gösterdiği cümle gelmektedir: "Ne pahasına olursa olsun sınırsız din ve vicdan özgürlüğü isteyenlerle, İslami devlet kurma heveslilerinin aynı amaçta birleştikleri kuşkusuzdur."
Kastedilen çok açıktır, çünkü yukarda açıklanmaktadır: Özgürlüklerin sınırı başkalarının özgürlüklerinin başladığı noktadır, bu sının aşmak isteyenler başkalarının din, vicdan ve hayat özgürlüğünü kısıtlamak isteyenlerdir ve bunun siyasi ve toplumsal hedefi de "İslami devlet'tir. Başbakan bu cümle karşısında alınganlık göstermiş, "çirkin ve olumsuz bir yaklaşım" demiştir. Burada kastedileni herhalde anlamadığı için de, "sınır başkalarının özgürlüğüdür ve bu sınır aşılamaz" yaklaşımını atlamıştır. Üstelik Türkiye'de de teokratik devlet heveslileri vardır ama bunların büyük tehlike olup olmadığı tartışılır.
Gerilime yol açılmamalı
Başbakan'ın Yargıtay Başkanı'nın konuşmasındaki bir cümleyi, bütün akışı içinden çıkarıp böyle sert tepki göstermesi başka bir hassasiyetin ürünü olabilir. Son dönemde emekli olan üst düzey komutanların hemen hepsi veda konuşmalarında bundan çok daha katı laiklik tanımlan yapmışlar ve irticanın asıl büyük tehlike olduğunu söylemişlerdir. Anlaşılan o ki bunlar bir "birikim" yapmış. Ancak, bu konuşmaların herhangi birine cevap verilmemiştir. Başbakan, Özkaya'nın konuşmasının tümünü dikkatle okursa, Türkiye'nin geleceğini çağdaş demokrasi, insan hakları ve de AB'de gören herkesin bu konuşmanın tümünün altına imza atacağını görecektir. Erdoğan bugüne kadar "gerilim politikası" ndan hep kaçındı, suni sorunların zamana yayılarak çözülmesi yönünde caba gösterdi. Ancak dünkü gereksiz alınganlığıyla ilk kez, gerilim yaratmak isteyenlere imkân sağlayacak bir tepki gösterdi. Bunu gidermek de yine kendisinin sorumluluğudur.
Yanlış zamanda yanlış alınganlık
Başbakan Erdoğan, Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya'nın konuşmasının bir tek cümlesi üzerine "çirkin ve olumsuz bir yaklaşım" diye tepki gösterdi
Haberin Devamı

