Yanlış yanlışı, ayıp ayıbı...

BDDK'nın eski başkanının evi ve yakınlarının evleri mali polis tarafından "bir ihbar üzerine" basıldı. Buralarda bulunan evrakların, eski başkan tarafından kendi döneminde yapılan işlerle ilgili evrakların kopyalan olduğu açıklandı

Haberin Devamı

BDDK'nın eski başkanının evi ve yakınlarının evleri mali polis tarafından "bir ihbar üzerine" basıldı. Buralarda bulunan evrakların, eski başkan tarafından kendi döneminde yapılan işlerle ilgili evrakların kopyalan olduğu açıklandı. Bir hafta önce, ülkenin en önemli kurumlarından birinin başında olan bir yüksek bürokratın evinin basılıp aranmasını "ayıp"tan başka bir kelimeyle nitelemek mümkün değil. Bu büyük ayıbın üzerine hangi bürokrat gönül rahatlığıyla hangi işi yapar, aktif ve inisiyatif alarak davranır? Bu baskın, şu anda görevde bulunan bütün üst düzey bürokratları tedirgin edecek bir işlemdir.

"Aşırı tedbir" değil mi?
Bir diğer yandan da, böyle önemli bir kurumun başında olan kişinin "ilerde kendini savunmak üzere" bütün belgelerin kopyalarını çıkarıp evine götürmek ihtiyacını hissetmesi de başka bir tuhaflıktır. Yasal olmayan bu durumu, şu anda görevde bulunan bir bakan "Normaldir, ben de yaptım, herkes de böyle yapar" diye savundu. Neden? Çünkü her üst düzey bürokrat ya da siyasi, ilerde ummadığı suçlamalarla karşı karşıya kalacağı korkusuyla çalışıyor. Bağımsız bir kurulun başında görev yapmış bir üst düzey bürokratın, kolilerce belgeyi evine götürecek kadar "aşırı tedbirli" davranması, onun da bütün "icraatı" konusunda rahat olmadığını gösteriyor. BDDK, uzun süredir, sonuç almaya yönelik faaliyetten çok durumu idare etmeye yönelik şekilde çalıştığı için eleştirilmektedir. Bu da olayın bir başka boyutudur.

Asıl sorunu tartışalım
Bir yanlış başka bir yanlışı doğurmakta, bir ayıp başka bir ayıbı getirmektedir. Üst düzeyde görev üstlenmiş bir bürokrat, yaptığı işleri savunamayacağı korkusuyla yasal engel olduğu halde kolilerce belge götürüyor... Bu hareketi savunmak bir bakana kalıyor... Bakan Ankara'da üst düzey görev yapan herkesin bunu yaptığını söyleyerek ayıbın yaygın olduğunu açıklıyor... Ve son ayıp bu bürokrata ve yakınlara yönelik polis baskınıyla gerçekleşiyor... Biraz daha geriye gidersek, bağımsız kurulların çalışma şekline de gelebiliriz. Burada da tartışılması gereken, yanlışlığının açıkça ortaya konması gereken önemli gerçekler var. Yanlışları yanlışlarla düzeltmek, ayıp üstüne ayıp ekleyerek her ayıbı bir öncekini gerekçe göstererek savunmak yerine sorunun temelini açık ve kararlı biçimde tartışırsak doğruları daha kolay bulabiliriz. Birçok ayıptan da böylece kurtulabiliriz.

DİĞER YENİ YAZILAR