Cumhurbaşkanı’nın erken seçim istemesinin arkasında, “bir an önce AKP’den kurtulma” fikrinin yattığı anlaşılıyor. Sezer’in görev süresinin sonuna geldiği sırada böyle bir siyasi tavır almasının bir açıklaması olması gerekir.
Ancak Cumhurbaşkanı, tıpkı CHP gibi, yanlış bir hesap içinde. Erken bir seçimde de CHP’nin iktidar olması ancak “mucize” sıfatını taşıyabilir.
AKP bir erken seçimde ya da zamanında yapılacak seçimde belli ölçüde oy kaybedebilir. Ama bugüne kadar yapılan kamuoyu araştırmaları AKP’nin oylarında büyük düşüşler, diğer partilerin oylarında büyük artışlar ihtimalini göstermiyor.
Ufukta büyük bir ekonomik kriz beklenmediğine göre geniş kitlelerde büyük bir AKP karşıtı gelişme olması da mümkün değil.
Bu tür gelişmeleri sağlamak için 28 Şubat benzeri bir siyasal gerilim yaratma, böylece AKP’ye oy verme eğilimindeki belli kesimleri “korkutarak” bu partinin oylarında daha büyük düşüşler sağlama planları yapanlar da olabilir.
28 Şubat başarıya ulaşmıştır, ancak ikinci bir 28 Şubat’ın başarıya ulaşacağının garantisi yoktur. Önemli bir düşünür, tarihte ilk kez meydana gelen bir olayın dram olabileceğini, ancak aynı olayın ikinci kez tekrarlanmasının komediye dönüşeceğini örnekleriyle anlatmıştı.
Erken seçim konusu her ortaya çıktığında Başbakan Erdoğan’ın sinirleri geriliyor. Meseleyi bir tür meydana okuma gibi aldığı için “delikanlı” tepkileri veriyor. Oysa bir erken seçimde AKP’nin birinci parti konumunu kaybedeceğini işaret eden hiçbir unsur bulunmuyor. Ayrıca daha fazla gerilim ihtimallerini ya da çabalarını boşa çıkarmak için daha sakin bir ortamda gidilecek bir erken seçim her durumda AKP’nin yararına olacaktır.
Başbakan’ın aklında cumhurbaşkanı seçilmeyi güvence altına almak varsa, erken seçime böyle sert tepki göstermesi doğaldır. Çünkü temel unsurlar ne olursa olsun her seçim bir anlamda “risk” getirir. Eğer aday olursa, bugünkü AKP Meclis grubu, isteyerek ya da istemeyerek Erdoğan için oy kullanacaktır.
Ama bu aşamadan itibaren yaşanabilecek siyasi gerilimleri iyi hesap etmek gerekir.
Erken seçim her açıdan halkın onayını almak anlamına geleceği için AKP yöneticileri tarafından ciddi olarak düşünülmelidir. Tabii ki Erdoğan bütün hesapları sadece kendisinin Çankaya’ya çıkması üzerine yapmıyorsa...
Beş yılda bir seçim Türkiye gibi dinamik ve hareketli bir ülke için fazla uzun bir süredir. Hükümetin şu andaki yorgunluğu bile bunu gösteriyor.
Demirel’in dediği gibi, seçim bütün kötülükleri uzaklaştırır.

