Yangını seyrediyorlar

Haberin Devamı

Ekonominin gidişatıyla ilgilenen herkes hükümetin gelen yangını seyretmekle yetinmesinden şikâyet ediyor. Herkesin ortak beklentisi, hükümetin yangın bulaşmadan bir acil önlem paketi hazırlaması ve tedbir almaya başlamasıdır.

Aylardır hükümetin tek yaptığı, dışarıdaki paraların getirilmesine yönelik bir teşvik ve banka mevduatlarına güvenceyi artırma yetkisi aldığı kanununu hazırlayıp çıkartmak oldu.

Hükümetin ekonomi sorumlularının ve Başbakan’ın olayı hiç anlamamış gibi duruşu ve bu yoldaki konuşmaları tedirginliği artırıyor.

***

Bu tür krizleri büyüten en önemli etkenlerden birinin “tedirginlik” ve dolayısıyla herkesin kendisini güvenli bir pozisyona çekme telaşı olduğunu da bilmiyor, görmüyorlar.

Başbakan’ın son söylediği “bütün iş adamlarının iki yıllık zulası var” cümlesi, “kriz” kelimesinin anlamını da bilmediğini gösterdi. Tabii ki herkes, kendi imkânları çerçevesinde kendisini korumaya çalışacak, kendisine göre tedbirler alacaktır. Ülkeyi yönetenlerin bunu anlamaması sadece telaşı artırır ve paniğe dönüştürür.

Bugün hükümetin yapması gereken ilk iş, ekonomi dünyasının temsilcileriyle ki buna sendikalar da dâhildir, görüşmeye başlamaktır. Ancak şu ana kadar hükümetten bu yönde hiçbir girişim görülmedi.

***

Bu tür krizler ilk etkilerini çalışanlar üzerinde gösterir. Nitekim krizin daha ilk esintilerinin ulaşmasıyla birlikte birçok iş kolunda işçi çıkarmalar başladı.

Başbakan’ın “hamdolsun” ile başlayan iyimserliği artık herkesi korkutuyor. Bankaları, iş dünyasını temsil eden örgütleri azarlamakla yetinen bir başbakan sürekli olarak krizi kavramadığını gösterirse tabii ki insanlar korkacaktır.

Anlaşılan, AKP için yaklaşan yerel seçimler hâlâ birinci ilgi alanı. Son genel seçime göre bir miktar oy kaybına uğrayabilirler, ama ekonomik krizi seyretmeye devam etmek her yönetim için olduğu gibi kendileri için de affı olmayan bir suçtur.

Ekmeğini küçülten, işini kaybettiren bir yönetimi kimse affetmez. Şu anda milyonlarca kişi işini kaybedebileceğinin korkusu içinde yaşıyor.

İster yerel ister genel seçim olsun, bu insanlardan oy isteyecek olanın ekmeğin küçülmeyeceğinin, işin kaybedilmeyeceğinin güvencesini verebilmesi gerekir. Ekmeği küçülmüş, işini kaybetmiş insanları hamasetin hiçbir türlüsü etkilemez.

DİĞER YENİ YAZILAR