Yakın gelecek için iki işaret

Haberin Devamı

İki gazetede dün Erdoğan ve Baykal’ın demeçleri vardı. Erdoğan Radikal’de İsmet Berkan’a, Baykal Hürriyet’te Ertuğrul Özkök’e konuşmuş.

Bu iki konuşma birlikte okunduğunda geleceğe ilişkin bazı işaretler bulmak mümkündür.

Tayyip Erdoğan’ın konuşması, son dönemdeki kavgacı halinin çok uzağında, “pozitif” unsurları olan bir içeriğe sahip.

Kuşkusuz en önemlisi de, Kürt meselesinde “siyasi hamle” yapılabileceğine ilişkin sözleri.

“Kürt meselesi” deyince “ne meselesi kardeşim, adamlar devlete silah çekmiş bunun ne meselesi olacak” diyenler hâlâ var ve seslerini her şekilde duyuruyorlar. Genelkurmay Başkanı’nın “Türkiye halkı” kavramıyla ilgili sözlerini bile duymamış, anlamamış olanların hâlâ meselenin tarihi, ekonomik, toplumsal ve psikolojik boyutları olan “büyük” bir mesele olduğundan haberi bile olmayabilir. Böyleleri hep olacaktır.

Ama onların varlığına dayanarak politika yapmanın, bu ülkenin birinci meselesinin “silahların susması” olduğunu görmezden gelmenin ötesinde buna hiç değinmemenin anlaşılır bir yanı yok.

***


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Özkök’e söyledikleri, “silahların susması için çaba göstermeyeceği” anlamına geliyor.

Bu durumlarda “sokağa” dönük mesaj vermenin en basit formülü “Bizden ne taviz isteniyor!” söylemidir, böylece de atılan her adıma “taviz” diyebilir, her şeye karşı çıkabilirsiniz.

Baykal, meselenin yeni içeriklerle tartışılmaya başlandığı şu bulunduğumuz aşamada da bu taktiği uyguluyor. “Af olmaz” diyor, ama neyin “af” olduğu neyin ne kadar “af” kavramına girdiği konusunda bir açıklık getirmiyor.

Hedef, silahların bir an önce susması, artık askerimizin şehit olduğu haberlerinin gelmemesidir. Hedef, silahların susmasıyla toplumun moralinin düzelmesi, toplumsal dinamiklerin yolunun açılması, Güneydoğu insanına da “parlak bir gelecek” umutları verilmesidir.

Bu ana amaçtan uzaklaşmak için “bizden istenen taviz nedir” diye tepinmeye başlandığında bazı kesimlerce başarılı görülme, onlardan “aferin” alma şansı vardır.

***


Baykal bu ülkenin yakın ve orta vadedeki geleceğinin aydınlanması için önce silahların susması gerektiğini, bunun için de siyasetin, iktidarı ve muhalefetiyle inisiyatifi eline alması gerektiğini henüz düşünmüyor ve bu süreçlere baştan karşı çıkacağını ilan ediyor.

Silahların yok edilmesinin, her türlü silahın yok edilmesinin Türkiye’nin yakın geleceği için yeni bir dönemi açabileceğine inanmak gerekiyor. Erdoğan inanmaya çalışıyor, Baykal inanmayacağını ilan ediyor. Dünkü konuşmalarının özeti budur. Ama bu iki bakışın ötesinde gerçekten inanmışlık ve meseleyi bütünüyle ele alacak bir siyasi cesaret görülmüyor.


DİĞER YENİ YAZILAR