Toplumda birçok kesim "devletten nemalanmaya" alışmıssa, asıl geçim kaynağı üretim değil devlet ise, yolsuzlukların önünü ardını kesmek mümkün değildir.
Devlet para yağdırırken, bu paradan "hakkının" fazlasını almaya çalışanlar, "hakkını" daha fazla görenler olacaktır. Yolsuzlukların, hırsızlıkların kaynağı buradadır.
Eski bir meclis başkanının, devletin verdiği makam aracıyla bütün ülkeyi birkaç kere dolaşmış oluşu birçok insana "tuhaf" gelebilir. Aslında bunda hiçbir tuhaflık yok, çünkü sistem bu mantık üzerine işliyor.
Bu "hakkımdır" mantığının bir ucunda Susurlukçular varsa diğer ucunda da devletin arazisine gecekondu yapıp yine devletten para isteyen vatandaş var.
Devletten geçinmenin ve her imkânı kullanarak fazlasıyla geçinmenin "aferin" aldığı günleri geride bırakmış olduğumuza bir türlü ikna olamıyoruz.
Yakın geçmişin bütün bu kara izlerini silmekte halen güçlük çekiyoruz.
Bu izler öyle yayıldı ki, bir Yargıtay Başkanı'nı "perişan" etti. Ama bazı Susurlukçuların halen kahraman gibi dolaşmalarını da sağlayor.
Her şeyin hesabı sorulmalı
Susurluk davasından mahkûm olanlardan birisiyle yapılmış görüşme iki gündür Elif Ergu imzasıyla VATAN'da yayınlanıyor.
Bu, gerçekten çok önemli bir gazetecilik olayıdır. Çünkü "Susurluk"un gerçek boyutlarını hapishane fotoğraflarıyla göstermektedir.
Bir hapishane hücresinin lüks otel odasına dönüştürülmesine izin veren ya da bunu sağlayan "yetkili" kişilere hesap sorulmuyorsa, o zaman ipin ucunu kimse tutamaz.
Susurluk kazası bütün kirli ilişkilerin Türk halkının gözünün önüne "ilk" kez serilmesini sağlamıştır. Ancak bu olayın "hesabı" bitmemiştir, bitmediğini görmemek de "suça" katılmaktır.
Yakın geçmişin kara izleri hapishane yöneticilerinden yargının en tepesine, iş dünyasının tanınmış isimlerine kadar yayılmıştır.
Bu kara izleri yüzlerinde taşıyanların bazıları hâlâ "kahraman" gibi dolaşabiliyorsa, namuslu bütün Türk vatandaşlarına en büyük ayıp yapılmaktadır.
Susurluk davası tekrar açılmalı ve hesap, en başından bugüne kadar geçen bütün sürede yapılan her şey için sorulmalıdır.
Yakın geçmişimizin bütün kara izlerini silmek için yola çıkan her siyasi, toplumdan büyük destek göreceğinden emin olabilir.
Yakın geçmişin kara izleri
Toplumda birçok kesim "devletten nemalanmaya" alışmıssa, asıl geçim kaynağı üretim değil devlet ise, yolsuzlukların önünü ardını kesmek mümkün değildir
Haberin Devamı

