Ya tersi olsaydı?

Brüksel zirvesinde hükümetin aldığı sonucun bazı ayrıntılarına ilişkin "iç" ve "dış" eleştiriler hemen boy göstermeye başladı

Haberin Devamı

Brüksel zirvesinde hükümetin aldığı sonucun bazı ayrıntılarına ilişkin "iç" ve "dış" eleştiriler hemen boy göstermeye başladı.

Dışardan gelen muhtelif demeçlerin artık hiçbir geçerliliği yok. Bunlar tümüyle demeçleri veren politikacıların, kendi iç kamuoylarının "muhalif kesimlerine dönük manevraları olarak görülmeli ve üzerinde durulmamalıdır.

"İç" tepkilerle gelince... Önce bir soru sormak, bunları sonra değerlendirmek gerekiyor: Eğer Türkiye Avrupa'dan kopsaydı daha iyi mi olurdu?

Böyle olsaydı, "iç" eleştirilerin anlamlı ana unsurları neler olurdu, tekrar gözden geçirelim:

* Eğer Türkiye görüşmeleri kesip ilişkiyi koparsaydı, Türk işgücünün AB ülkelerinde serbest dolaşımıyla ilgili bir gelişme sağlanır mıydı?

* Görüşmeler zaten kesildiği için Hükümüte yöneltilen "ucu açık görüşmeyi kabul etme" eleştirisinin herhangi bir anlamı kalır mıydı? Zaten görüşme olmayacağına göre ucu açık ya da kapalı olmuş, ne anlamı kalırdı?

* Kıbrıs meselesini hakkaniyetli bir şekilde çözmek, AB içinde ya da AB ile yakın ilişki düzeninde olan bir Türkiye için mi yoksa AB ile ilişkileri en "soğuk" noktada bulunan bir Türkiye için mi daha kolaydır?

Kıbrıs meselesinde bugüne kadar dünyada herhangi bir destek bulamamış olan Türkiye'nin eski politikasına devam etmesi bu meselenin Türkiye ve Kıbrıs Türkleri için olumlu çözüme kavuşmasını sağlayabilir mi?

17 Aralık'ta Brüksel'de varılan "uzlaşma" platformunu eleştirenlerin öncelikle bu sorulara cevap vermeleri gerekir.

Eğer görüşme kesilseydi ve Türkiye AB üyeliği hedefini terk ettiğini açıklasaydı başka neler olurdu?

Art niyet yoksa...
"İçerideki" eleştirmenlerin bu sorulara da cevap vermeleri gerekiyor:

* Türkiye'ye gelmeyen yabancı sermaye yatırımları görüşmelerin kesilmesinin ardından gelmeye mi başlayacaktı yoksa varolanlar da korkup gerisin geri kaçacak mıydı?

* Dış ticarette sorunları devam eden Türk ekonomisinin yeni döviz kurlarıyla kendisini koruması mümkün olacak mıydı?

* Faizlerin yükselmeye başlamasıyla devletin borçlarını artırması yanında, iç yatırımların da tamamen durmasına kim, nasıl çözüm bulabilecekti?

"İçerideki" eleştirmenlerin ve karnından konuşanların bu sorulara da cevap vermeleri, 17 Aralık sonuçlarını ondan sonra tartışmaları gerekir.

17 Aralık günü Türkiye Brüksel'de görüşmeleri kesseydi ve Türkiye-AB ilişkileri bir kez daha aşırı soğuk bir döneme girseydi... Yani bugünkü durumun tam tersi bir sonuç alınsaydı Türkiye için, Türkiye'nin geleceği için daha mı iyi olurdu?

Sorular basit, açık, net. Bunların dışında yaratılmak istenen tartışma ortamları da sadece "art niyetli" çabaların ürünü olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR