Haberin Devamı
V. S. Naipaul İngiliz yazar olarak anılıyor, Trinidad doğumlu, Nobel ödülü sahibi. İstanbul’da edebiyatçıların, yazarların katılacağı bir toplantıya Naipaul da davet edilmişti.
Sonra Hilmi Yavuz, bu yazarın “Müslümanlara ve Müslümanlığa hakaret ettiğini” ifşa etti, ortalık birbirine girdi. Toplantıya katılan yazarlar dörde ayrıldı:
1- Konuya uzak duranlar.
2- Gelmesin, diyenler.
3- Gelseydi de dersini yüzüne karşı verseydik, diyenler.
4- Bir sözü yüzünden linç etmek ayıptır, diyenler.
Aslında Naipaul’ün ne zaman, tam olarak ne dediği, neyi kastettiği bu gürültü içinde pek anlaşılmadı. Batı’da yaşayan Müslümanlar için “parazit” kelimesini kullandığı, bunun da Müslümanlara ve İslam dinine hakaret olduğu peşinen kabul edildi.
Naipaul davetliydi, anlaşılan tepkiler üzerine gelmemesi rica edildi. Başka tatsızlıklar çıkabileceği kuşkusuyla yapılan bu ricaya İngiliz yazar uydu ve gelmedi.
Şimdi bunun tersini düşünelim...
Batı hakkında, Hıristiyanlık hakkında ağır sözler sarfetmiş yazarımız az değildir. Eğer bunlardan birisi, bir Batı ülkesinde toplantıya davet edilmiş, ama Hıristiyan dünyasıyla ilgili sözleri sonradan öğrenilmiş olsa...
Dini bütün Hıristiyan yazarlar “gelmesin” diye bağırsa, bazıları da “gelsin de gününü gösterelim” dese...
Naipaul’e ateş püsküren arkadaşlar ne yapardı?
Söyleyelim: Ne Batı dünyasının ikiyüzlülüğü, ne çifte standartçılığı kalırdı. Önce çağırıp sonra gelmemesini rica edenlere hep bir ağızdan “korkak” diye bağırılırdı. Kimileri istenmeyen yazarımıza “git de onlara derslerini ver” diye savaş çağrısında bulunurdu.
Ama şu var; bu yazarımız eğer gitmeyecekse, gitmeyişinde can korkusu etkili olmazdı, çünkü kimsenin fiilen lince teşebbüs etmeyeceğini bilirdi. Belki yumurta atmaya kalkan bir iki fanatik olurdu, ama onlar da asla “yazar”lar arasından çıkmazdı.
Kendisine “gelme” diyen organizatörlerin aklına da asla “saldırıya uğrayabilir tehlikesi“ gelmezdi.
Naipaul olayına tersinden bakarsak göreceğimiz manzara gürültüyü koparanlar için bir şey ifade eder mi, bilemeyiz. Ama şunu da bilelim; oralarda Hıristiyanlıkla ilgili çok daha ağır sözler edenler var, onlara kimse bir şey yapmıyor.

