Ver kurtul!

Kıbrıs meselesinde mevcut durumun devam etmesini gerek güvenlik gerekse hamasi nedenlerle isteyenler, kendileri gibi düşünmeyenlere "ver kurtulcular" diyerek hakaret ediyorlardı

Haberin Devamı

Kıbrıs meselesinde mevcut durumun devam etmesini gerek güvenlik gerekse hamasi nedenlerle isteyenler, kendileri gibi düşünmeyenlere "ver kurtulcular" diyerek hakaret ediyorlardı.

Kıbrıs konusundaki "milli" politika son yarım yüzyılda defalarca değişmiş olmasına rağmen, statükonun devam edebileceğini zannedenler her türlü uyanya kulaklarını tıkadılar.

* Kıbrıs'ta "ver kurtul" politikasını güdenler aslında yıllardır çözüm yolunda adım atılmasını engelleyenlerdir.

KKTC sonuçta Türkiye'den giden kaynaklarla yaşayan, ekonomik hiçbir varlığı bulunmayan, Türkiye'den başka hiçbir devletin tanımadığı bir "devlet" olarak kalmıştır.

Asıl "ver kurtulcular" Kıbrıs'ı bu halde tutanlardır. Türk tarafının ekonomisi, Türkiye'ye bağımlılıktan ibarettir. Rum tarafı, gelişme açısından birçok Avrupa ülkesini bile geride bırakmıştır. Kişi başına gelir rakamlarına inanmayanlar şuna da bakabilir: KKTC'de bir tek devlet televizyonu vardır, Rum tarafında bağımsız altı televizyon kanalı vardır. Bu, sadece ekonomik değil toplumsal gelişme alanındaki farkı da göstermektedir.

1 Mayıs kaçırılırsa...
Türk tarafında iş yoktur, binlerce Türk her sabah Rum tarafına geçip orada buldukları işlere gitmektedir. Binlerce Türk "Kıbrıs Cumhuriyeti" kimliği ve pasaportu almak için Rum yönetimine başvurmuştur ve bu işlemler sürmektedir.

* Bugüne kadarki Kıbrıs politikalarının sonucu aslında Kıbrıs'ın fiilen "verilmiş" olduğu gerçeğidir.

Bu yıl 1 Mayıs'a kadar Türk toplumunun çıkarlarını gerçekten koruyan bir anlaşma sağlanamadığı takdirde ne olacağı bellidir. Türkler, Avrupa Birliği'ne girmiş olan ve biraz daha zenginleşecek olan Rum tarafından gözlerini ayıramayacak, ekmeklerini orada bulacak, AB üyeliğinin avantajlarından ve toplumsal gelişmenin nimetlerinden faydalanmak için hem maddi hem manevi olarak "gidecekler"dir.

* 1 Mayıs'a kadar anlaşma olmaması Rum tarafının işine gelmektedir. Rum liderler uzun süre önce bu politikalarına "Berlin Duvarı" adını takmışlardı. Yani duvarın kendi kendine, halk tarafından indirilmesini bekleyeceklerdir. Bunun için ayrıca siyasi taviz vermelerine gerek kalmayacaktır.

* Bu gelişmeleri daha önceden görüp uyaranlara, Türkiye'nin Kıbrıs politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini söyleyenlere "ver kurtulcular" diye saldırıldı. En çok bağıranlar sonuçta bugünkü siyasi, ekonomik ve toplumsal sıkışıklığı yarattılar.

Bir adım ötesini göremeyenler Kıbrıs'ı gerçekten "vermek" üzereler. Bunu engellemek için de tek çözüm görüşmelerin 1 Mayıs'a kadar sonuçlandırılmasıdır. Bu olmazsa, Kıbrıs ve Kıbrıslı Türkler gerçek anlamıyla "gitmiş" olacaklardır.

DİĞER YENİ YAZILAR