Velev ki balkona döndü

Haberin Devamı

Tayyip Erdoğan son günlerde, tam bir yıl önceki “balkona çıkışı”nı hatırlamış görünüyor. Sert konuşmalar yapmıyor, AKP’ye yakın olmayan çevrelerle tekrar iletişim kurma girişiminde bulunuyor.

Bir yıl önce önce 22 Temmuz gecesi, sandıktan yüzde 47 gibi büyük bir destekle çıkmasına rağmen Erdoğan “balkon” dan kendisine oy vermeyenlerin de başbakanı olacağını söylemişti. O sözleri “sizlerin kuşku ve hassasiyetlerinizi de dikkate alacağım, AKP’ye oy verenlerle vermeyenler arasında hiçbir ayrım yapmayacağım” anlamına geliyordu.

Bu konuşma ile “velev ki siyasi simge” konuşması arasındaki, sonunda dışardan bakanların bile Erdoğan’la ilgili olarak “tiran” kelimesini hatırlamasına yol açan olağanüstü tavır farkının başlattığı süreci bütün ülke yaşadı.

Bu süreç, Erdoğan açısından bir siyasi başarısızlıklar dizisidir. Türban sorunu hallolmadığı gibi Anayasa Mahkemesi kararıyla “hallolmaz” duruma geldi, ülkedeki kamplaşma tırmandı, AKP kapatılma eşiğine geldi, parti içinde çatlama sesleri duyuluyor.

Bir yıl önce yüzde 47 oyla seçim kazanmış bir siyasi liderin bir yıl içinde ülkeyi bu aşamaya getirmesinin, kendisinin ve partisinin siyasi geleceğini tehlikeye sokmasının bir faturası olacaktır.

***


Kapatma davasıyla ilgili fatura da tabii ki yine AKP’ye aittir. Başka partiler hakkında kapatma davaları açılırken, aklına demokrasi ve “hukuk darbesi” gibi kavramlar gelmeyen, siyasi partiler kanunu ve kapatmayla ilgili yasa değişikliklerini yapmayı düşünmeyen AKP kendi demokratlığını da bir kez daha kuşku sahnesine sokmuştur.

“Kendisine demokratlar ülkesi’nde yaşadığımızı biliyoruz. Alıştığımız, başkalarının başına gelenleri umursamayanların, kendi başlarına gelen her kötü olayda ” demokrasi, hukuk devleti “ diye bağırmalarıdır.

Erdoğan’ın bugün tekrar balkona çıkmaya çalışırken, özeleştirisini de en açık şekilde yapmakdıkça inandırıcı olması kolay değildir. Parti kapatma mevzuatının değişmesinden, türban “darbesi”ne kadar bir dizi yapılan ve yapılmayan işlerin birinci sorumlusu tabii ki Başbakan’dır. Yüzde 47 oy almış bir iktidar partisinin, muhalefeti suçlayarak, asıl onlar ülkeyi geriyor” diye yakınmasının da bir hükmü yoktur. Eğer muhalefetin “ülkeyi germe oyunu”a düşmüşse kabahati yine kendisinde arayacak, bu oyuna nasıl geldiğinin hesabını da verecektir.

Erdoğan “balkon”u hatırladı, hem de AKP’nin ve kendisinin siyasi geleceği en istenmeyen, istenmemesi gereken bir şekilde yol ayrımına gelmişken hatırladı. Ne kadar geç kaldığını görür ve bu bir yıl içinde yapılan uyarıları da hatırlamaya çalışırsa belki bundan sonrası için bir fayda ortaya çıkar.

Sezai Karakoç unutulmaz şiirinde “Sakın çıkartmayın çocukları balkona”der.

Erdoğan bu şiiri bilir mi?

*****


Fethi Naci’ye veda

Birkaç kuşağa bilimin, inancın ve sanatın gücünü anlattı. İnandı, çalıştı, aktardı, başkalarının da aktarmasının yollarını açtı. Fethi Naci Türk düşünce ve kültür hayatının en özgün üreticilerinden biriydi. Dünyaya hep umutla baktı edebiyatın, yazının ışığının insanlığın geleceği için taşıdığı önemi bu umudun keyfiyle anlattı ve yaşadı. Türkiye’nin özel insanlarından biriydi. Toprağı bol olsun.

DİĞER YENİ YAZILAR