Bir milletvekili. Seçildiği parti CHP. Sosyal demokrat bir parti. Seçildikten bir süre sonra kendisinin aslında "muhafazakâr sağda" yer aldığını anlayan vekil, iktidarda bulunan AKP'ye geçiyor.
Bu "fikir" değişikliğinin ardından sahip olduğu şirket önemli ihaleler alıyor. Tabii ki devlet ihaleleri. Sonra yargı, bu ihalelerde sorunlar tespit ediyor. Ve söz konusu milletvekili sanık oluyor.
Bu durumda iki ihtimal bulunmaktadır.
Birincisi, söz konusu milletvekili ile ilgili fezleke Meclis Başkanlığı'na gelir, Meclis Başkanı bunu genel kurula gönderir ve söz konusu milletvekilinin dokunulmazlığı ile ilgili oylama yapılır.
* Yolsuzluk sanığı bir milletvekilinin dokunulmazlığı ile ilgili oylamada bu kişi lehine oy vermek büyük cesaret ister. Ve "yol açılmış" olur. Çünkü kamuoyu başlar konuşmaya: Dokunulmazlık dosyası Meclis 'te bekleyen onlarca vekil var ve bunlar hakkında neden bir işlem yapılmıyor?.. diye sorulmaya başlanır.
Parti değiştirdikten sonra istediği ihaleleri almış olan ve sanık durumundaki bir milletvekilinin iktidar partisi tarafından korunması ya da Meclis Başkanlığı'nın olayı "kaynatması" zor olacaktır.
* O zaman ikinci yol seçilir. Milletvekili iktidar partisinden ve milletvekilliğinden istifa eder. Vekillikten istifa Meclis onayı gerektirdiği için hızlı bir oylama yapılır. Ve böylece Meclis açısından olay "kapatılmış" olur.
Söz konusu milletvekili ile ilgili yargı sürecinin sonunda ne olacağı bilinmez. Ama olay sorunun Meclis'in sırtından atılmış olmasıdır.
Dokunulmazlık düzeltilmedikçe
Benzer bir durum, ana muhalefet partisinin üst düzey yöneticilerinden birisi için de var. O sosyal demokrat parti yöneticisi de "müteahhit"tir ve onun da adı yolsuzluk iddialarına karışmıştır, onunla ilgili fezleke de Meclis'e gönderilmiştir.
Belki o da eski partili arkadaşının yolunu izleyecektir, belki de izlemeyecek, milletvekili korunması altında kalmayı tercih edecektir.
Devletle iş yapan müteahhitler... Devletle iş yapan müteahhitlerle iş yapan kişiler... Düğümün bir tarafında bu gerçek yer alıyor. Diğer yanında da milletvekili dokunulmazlığının hâlâ kaldırılmamış ya da daraltılmamış olması.
Bu düğümler çözülmeden istediği kadar iktidar değişsin; siyasi hayat üzerindeki şaibeli görüntülerin yok olması ve bütün bir siyasi yapının kamuoyu gözünde temizlenmesi mümkün olmayacaktır.
Vekillere dokunmak
Bir milletvekili. Seçildiği parti CHP. Sosyal demokrat bir parti. Seçildikten bir süre sonra kendisinin aslında "muhafazakâr sağda" yer aldığını anlayan vekil, iktidarda bulunan AKP'ye geçiyor
Haberin Devamı

