Başbakan Erdoğan, İslam Konferansı Örgütü toplantısı için yola çıkmadan önce açıklama yapıyordu.
Bir gazeteci bir soru sordu. Başbakan'ın cevabı "böyle soru sormak vatan hainliğidir" şeklinde oldu.
Sonra Başbakan yine gazetecilik dersi verdi. Avrupa ve Amerika'daki gazetelerin ve gazetecilerin asla böyle şeyler yapmadığını söyledi.
Bu küçük gibi görünen olaydan birçok sonuç çıkarmak mümkün.
* Öncelikle Başbakan, hâlâ kendisine soru sorulmasına alışmış değil. Hoşuna gitmeyen bir soru soran gazeteciyi düşman gibi görüyor.
* Başbakan'ın dünya basınıyla ilgili bilgileri de ne yazık ki yok denecek düzeyde. Bu konuda bilgi sahibi olması için danışmanları kendilerine görev edinsin; özgür basının bulunduğu ülkelerde Batılı liderlerin çeşitli basın toplantılarının görüntülerini, bantlarını toplasın ve de sorularla cevapları Başbakan için tercüme ettirsin.
Erdoğan bunlara bir bakarsa, Türk gazetecilerin Batılı meslektaşlarına kıyasla ne kadar "uysal" olduklarını görecek ve kuşkusuz sevinecektir. Danışmanları Başbakan'ı sevindirsin.
Hatta bu çalışma, basın toplantılarında nasıl konuşulacağı, en zor soruların bile nasıl atlatılabileceği konusunda bir tür eğitim işlevi bile görür.
Başbakan'ın dünyayla ilgili olarak çok yanlış bildiği konulardan biri de "karikatür" meselesi. Nitekim son olarak kendisini kene gibi çizmiş olan Leman Dergisi'ne ve çizere dava açtı.
Danışmanları yine demokratik ülkelerde yayınlanan çeşitli mizah dergilerini toplasın, Başbakan için bir sunum düzenlesin. Bu ülkelerde çizilen karikatürlere kıyasla, bizim çizerlerin gerçekten "terbiyeli" olduklarını görüp haline şükredebilir.
Soru soran gazetecilere gösterdiği tepkiler, kendisiyle ilgili karikatür çizenlere açtığı davalar aslında bütün demokrasi nutuklarına rağmen Erdoğan'ın ve kuşkusuz çok sayıda siyasinin yüreğinin derinindeki duyguları yansıtıyor.
* Bol bol demokrasi nutku atmakla demokrat ve hoşgörülü olunmaz. Ve de bir ülkenin başbakanı gazetecileri azarladığı, çizerlere dava açtığı sürece de o ülkede başka olaylar olur, yazarlara çizerlere davalar açılır.
* Gazeteciler vatan haini değildir, gazeteciler her şeyi sorar. Siyasi eğer usta değilse, yerini tam olarak doldurmuyorsa bunlara sinirlenir. Sinirli başbakanlar da hem kendilerine hem ülkelerine büyük zarar verir.

