"Uzman" patlaması

Televizyon kanallarının çoğalması, bunların aralarında doğal bir işbölümüne giderek değişik tür izleyicilere yönelik programlar yayınlamaları bütün toplumlar için olumlu bir gelişmedir

Haberin Devamı

Televizyon kanallarının çoğalması, bunların aralarında doğal bir işbölümüne giderek değişik tür izleyicilere yönelik programlar yayınlamaları bütün toplumlar için olumlu bir gelişmedir.

Biz kendi adımıza, TRT'nin tek başına olduğu dönemle bugünkü dönemi kıyasladığımız zaman gerçekten olumlu ilerlemelerin ağır bastığını söyleyebiliriz.

Elbette şu anda televizyon yayıncılığının da eleştirilebilecek birçok yönü bulunuyor.

* Örneğin bir basın toplantısını bazen saat boyu uzun uzun yayınlamanın faydalı olduğu kuşkuludur. O basın toplantısını gerektiği gibi özetleyip en vurucu ve haber niteliği taşıyan yanlarını öne çıkararak haberleştirip herkesi bilgilendirmek yerine "canlı yayınladık, işimizi yaptık" demek en ilgili izleyiciyi bile kaçırabilecek bir tarzdır.

Bu ve benzerleri, televizyon yayıncılarının, gazetecilerinin kolaylıkla düzeltebileceği ve de toplum açısından önemli bir olumsuzluk taşımayan örnekler. Zarar, haberin daha çok kişinin anlayabileceği bir tarzda verilmemiş olmasıdır. Sonuçta izleyiciler eksik bilgilendirilmiştir.

Yayıncının sorumluluğu
* Bundan daha ciddi bir durum da, gün boyu, haftalar boyu, bazen aynı anda bütün ekranları kaplayan "uzman yorumları."

Bir ya da birkaç "uzman"ı kamera karşısına oturtup saatlerce konuşturmak en azından masrafsız bir "süre doldurma" yolu olarak öne çıkıyor. Bu da olabilir. Ama sorun "uzman" seçimine gelince işler çatallaşıyor. Bir televizyon kanalı gerçekten uzman bir kişiyi kaptığında diğer kanallar da "alternatif uzman" arayışına giriyor, sonunda gerçek bir bilgi ve yorum kirliliği yaşanıyor. Konu ne olursa olsun; ister önemli ister az önemli olsun, birçok "uzman"la canlı telefon bağlantısı yapılıyor, yakalanıp stüdyoya getirilebilenler de canlı canlı konuşturuluyor.

Kanallar arasındaki "uzman kapışma" yarışının kaçınılmaz sonucu olarak gerçek anlamda uzman olmayan ama rekabet koşuşması içinde davet edilen birçok kişi de o konuda ya da alanda gerçekten uzmanmış gibi yorumlar yapmaya cesaret edebiliyor.

* Ekran insanları çeker, söylediği sözlerin sorumluluğunu unutturabilir. Ama bu sorumluluğu asla unutmaması gerekenler, bütün toplum karşısında o yayınların sorumluluğunu taşıyan gazeteciler, yayıncılardır.

Son kuş gribi olayında da hemen hemen bütün kanallara onlarca "uzman" çıktı. Çoğu, bir diğerinin söylediğiyle en çelişkili şeyleri söyledi. Bunun sonucu da Türk toplumunun doğru bilgileri almaması oldu.

DİĞER YENİ YAZILAR