Uzanan elleri anlamak

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı Gül’ün ilk gezisi Van’dan başladı. Bu gezinin yöre halkı için ne kadar önemli olduğu da bu ilk durakta ortaya çıktı: İnsanlar ellerini uzattı ve karşıdan da ellerin uzanmasını bekledi. Uzanan ellerde silah yoktu, hatta birçoğunda bayrak vardı.

Cumhurbaşkanı Gül, zırhlı aracının azıcık aralanmış penceresinden elini salladı, insanlar ancak elini ve gözlerini görebildi. Uzanan eller herhalde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın elini sıkmak, gözlerine yakından bakmak, taleplerini yüzüne söylemek istiyordu. Ama ancak elini ve gözlerini gördüler.

Elini sıkacakları, gözüne bakacakları, doğrudan konuşabilecekleri bir gün gelecektir.

***


Gül’e uzanan eller, uzun savaşta en fazla acı çeken, en fazla bedel ödeyen insanların elleriydi.

Bu insanların artık savaştan bıktığını, çektikleri acıların sona ermesini sağlayacak eller beklediklerini görmek ve bunu doğru anlamak gerekiyor.

On yıl önce “şu şu olursa ülke bölünür” denilen gelişmelerin neredeyse tümü oldu, DTP Meclis’e bile girdi ve Türkiye bölünmedi.

Türkiye’nin bölünmesi, bir parçasının koparılması mümkünmüş gibi gösterenlerin yarattığı korkular, dökülen kanların yarattığı travmalar çoğumuzu gerçek dünyadan uzaklaştırdı.

Dün Gül’e uzanan eller, herkesi bu gerçek dünyaya çağırıyor. İnsanların çocuklarını okutabildikleri, isterse Kürtçe konuşabildikleri, Kürtçe televizyon izleyip müzik dinleyebildikleri, ikinci sınıf vatandaş ya da potansiyel terörist gibi görünmedikleri bir dünyanın gerçek olabileceğini nihayet görebildik. Bunun için çok fedakârlık yapıldı, ama Türk halkının son seçimde yağlı ilmik siyasetine yüz vermemesi bu fedakârlıkların amacına ulaştığını ya da ulaşmak üzere olduğunu söyleyen bir iyimserlik kaynağı oldu.

***


Demokratik kurallar içerisinde, herkesin düşünce ve kaygılarını anlatmaya çalıştığı bir ortama; her şeyin rahatça konuşulabildiği bir ortama ne kadar yaklaşırsak Cumhurbaşkanı’nın aracının penceresi de o kadar fazla açılacak, insanlar birbirlerinin yüzüne, gözüne rahatlıkla bakabilecektir.

Cumhurbaşkanı Gül’ün ilk gezisini Güneydoğu’ya yapması çok yararlı oldu. Uzanan ellerin arkasındaki insan acılarını, insan taleplerini, insanca yaşama özlemlerini tekrar gördük. Bu görüntü Ankara’nın gözüne yerleşmelidir ki, adına Kürt sorunu dediğimiz büyük sıkıntıyı bir an önce geride bırakalım.

Bu yol, Türkiye’nin her köşesiyle, her insanıyla demokrasi ve refahın tadını çıkarma imkânlarına kavuşmasının yoludur.

DİĞER YENİ YAZILAR