Uzan olayı bir etik olayıdır

Cem Uzan kişisel iş hayatına, Cumhurbaşkanı'nın oğlu ile yasaları çiğneyerek özel bir televizyon kurmakla başladı

Haberin Devamı

Cem Uzan kişisel iş hayatına, Cumhurbaşkanı'nın oğlu ile yasaları çiğneyerek özel bir televizyon kurmakla başladı.

Böyle başlayan olay, benzer şekilde devam etti; aynı "etik dışı" uygulamalar güçlere güç, paralara para kattı ve bu noktaya kadar gelindi.

Cem Uzan, geldiği noktada aynı "etik dışı" mantıkla siyasette yükselmek, hatta Türkiye'yi yönetmek hırsına kapıldı.

Bütün yabancı ortaklarıyla davalı olan, televizyonu birlikte kurduğu Cumhurbaşkanı oğluyla sonra kanlı bıçaklı olan bir "müteşebbisin" bu kadar başarının ardından ülkenin tepesine göz dikmesi ve aynı yöntemlerle siyaset yapması ancak Türkiye'de olacak işlerdendir.

* Uzan ailesinin yükselmesi, Demirel'in başbakanlığının ilk döneminde "kendi zenginlerini yaratma" faaliyeti ile başlamıştır.

Baba Uzan, Başbakan Demirel tarafından "zengin" edilmiş, oğul Uzan da Cumhurbaşkanı Özal tarafından büyütülmüştür.

Uzan olayının bir yanı her türlü "etiksizlik" ise diğer yanı "iktidara dayan, zengin ol" oyunudur.

Bu oyunda, mevcut iktidara dayanılır, ama iktidar değiştiği zaman eskisi hemen bırakılarak yenisine dayanılır.

Uzanlar'ın son dayandığı iktidar unsuru MHP olmuş, ancak oğul Uzan bunu da yeterli görmeyip biraz daha yukarıya çıkmaya çalışmıştır.

Çöküntüyü anlamak için
Uzan olayının hukuki tarafı, yani davalar devam etmektedir. Bu arada "neden bu kadar yıl sonra" sorusunu soranlara da cevap yukarda verilmiştir.

Uzan ailesinin Çukurova ve Kepez elektrik şirketlerine el koymalarının hikâyesi; on binlerce küçük tasarrufçunun paralarının "yutulması" ve başvurulan her türlü "etik dışı" yöntem defalarca yazıldı. Bu konularda yüzlerce dava açıldı ve hepsi de nasıl olduysa, "Uzanlar zarar görmeden" atlatıldı.

Uzan olayı, sadece iş hayatındaki etik krizinin değil, Türk siyasetinin, bürokrasisinin ve adalet sisteminin etik krizinin de açık bir örneğidir.

Cem Uzan, her istediğini etik tanımadan elde ederek, sonunda küçük bir "Mussolini" ruhuna kadar ulaştı.

Uzan olayı, gerçekten Türkiye'nin çöküntü yıllarının sembol olayı olarak incelenmelidir.

Bütün bunlar gözler önündeyken, gözlerini kapatan "iktidar" sahipleri, Uzan'in milliyetçiliğinden etkilenen "solcular", Uzan ile Türk milliyetçiliğinin tekrar şahlanacağını düşünen "milliyetçiler" de bu olay üzerinde uzun uzun ve iyi düşünmek zorundadırlar.

DİĞER YENİ YAZILAR