Tayyip Erdoğan başlıktaki üç ifadeyi kendisini eleştiren köşe yazarlarına uygun görmüş. Neden utanmak, sıkılmak gerektiğini, ar damarlarının neden çatladığını açıklayamıyor.
Açıklamak gereği de hissetmiyor, çünkü onun etkilemek, etkisi altında tutmak istediği kesime bu mesajlarının nasıl iletileceğini biliyor.
Erdoğan eleştiri dozunu aşan, hakarete varan yazılardan söz ediyor. Ama kullandığı “utanmak... sıkılmak... ar damarı çatlamak” gibi ifadelerin kaba hakaret sınıfından olduğunu da herhalde bilmiyor.
Demokrasiyi nasıl anladığı bazı beyanları ve çeşitli icraatlarıyla daha önce de defalarca ortaya çıkmış olan Erdoğan, basın özgürlüğünün ne olduğunu, demokrasiyle yönetilen ülkelerde nasıl işlediğini de pek bilmiyor.
Manipülasyon, dezenformasyon gibi ağır kelimeleri arka arkaya sıralayan Erdoğan basın konusunu çok iyi bildiğini göstermeye çalışıyor. Ama köpürmelerinin arasında dedikodu yaparken bir yerde Aydın Doğan için “bir patron ki kendi yazarlarıyla baş edemiyor” ifadesini kullanıyor. Tabii bu da onun için anlaşılmaz bir durum. Anlaması mümkün değil, çünkü onun dünyasında ister yazar olsun ister başka bir görevde bulunsun, insanlar en büyüğün karşısında birer karıncadan ibarettir. Tayyip Bey, kendi yanındaki, yakınlarının yönettiği basın kuruluşlarına bakarak gazetelerin böyle çalıştığını zannediyor.
Daha önceki konuşmalarında “yayınlanmadı” dediği haberlerin hepsinin daha önce çeşitli gazetelerde yayınlanmış olduğu kendisine hatırlatıldığı için bu kez de “kerhen yayınladınız” diyor. “Yayınlanmadı” dediği haberlerin yayınlanmış olduğunu görünce herhalde “mahcup oldu”, kendisine yanlış bilgi veren danışmanlarına kızdı, sonra da bu “kerhen” kelimesi bulundu. Başbakan’ın herhalde bu haberlerin yayınlandığı gazetelerin yönetimlerinde “casusları” var ki “haberlerin kerhen yayınlandığı” türünden bilgilere sahip oluyor.
AKP’yi, hükümetini eleştiren, yolsuzluk haberlerini yayınlayanlar “utanması sıkılması olmayanlar, ar damarı çatlamış” yazarlar olacak, ama Şaban Dişli olayı hakkında ağzını açmayan, Deniz Feneri hırsızlığı hakkında tek satır yazmayan gazetelerin, tek kelime etmeyen televizyonların ve bilumum AKP erkânının utanması sıkılması olacak, ar damarı çatlamamış olacak.
Vah vah...
Tayyip Bey, gerçekten yanlış takıntılarla, yanlış bilgilerle ve anlaşılan bazı sorunların ağırlığıyla kendisini ve bütün ülkeyi zor durumlara sokuyor. Bu yüzden, şu son konuşmalarında düzeyi nasıl düşürdüğünün de farkına varmıyor.

