Başbakan Tayyip Erdoğan'ın son günlerdeki konuşmalarında dikkati çeken birkaç unsur var.
Birincisi, her konuşması bir "seçim kampanyası"nın bütün özelliklerini taşıyor. Daha çok AKP il kongrelerinde ve Meclis grubu toplantılarında yaptığı bu konuşmalarda partinin siyasi çizgisinden çok "biz bunları yaptık, şu hizmetleri getirdik" tarzı öne çıkıyor.
Bu konuşmaları özellikle televizyonlarda izleyenlerin dikkatinden kaçmamıştır. Başbakan'ın konuşma üslubu, konu ne olursa olsun, "kalbimden vuruldum", "bak kaymakam dedim", "sana ne yaaa" ve benzeri vurgularla kimine göre "delikanlı" kimine göre "sokak" ya da "kıraathane" üslubuna dönüşüyor.
Bu, bir kesim siyaside daha önce de görülmüş olan "Ben sizdenim, ben sokaktaki adamım" gösterisinin önemli bir parçasıdır. Bu üslubu herkesin gözüne kulağına iyice sokan siyasi kişi, böylece kendisini seçimde oy kullanacak çoğunlukla özdeşleştirmeyi sağlamaya çalışır.
Tayyip Erdoğan, siyasi kariyerinin başından itibaren benzer bir üslup tutturmuştu. Ancak son dönemlerde bu üslup "delikanlı" gösterileriyle bezenerek giderek daha fazla vurgulanır oldu.
Ucunu kaçırırsanız...
Birçok siyaset bilimci, AKP'nin kısa sürede kazandığı başarıyı açıklarken geniş bir kitlenin kendisini bu parti ve önde gelen kadrolarıyla özdeşleştirdiği, "Bunlar bizden" duygusunu güçlü bir şekilde taşıdığı üzerinde durmuştur.
Bu tür bir karşılıklı "etkileşme"nin ucunda çok tehlikeli bir "popülizm" yatıyor. Bu popülizmin belki masum görünen bir yanında sürekli olarak "sokaktaki adam gibi" yapmak bulunuyor. Kuşkusuz siyasette en önemli başarılardan biri "sokaktaki adamın" anlayacağı şekilde konuşmak, en ağır konuları bile anlayabileceği şekilde anlatmaktır.
Ama bu ikisi çok farklı. Biri "anlayacağı şekilde konuşmak" diğeri "onun gibi konuşmak"tır.
Tayyip Erdoğan "gibi konuşuyor". Giderek daha fazla "gibi konuşuyor". Bu üslubun biraz daha derinleşmesinin en doğal sonucu da "gibi konuşurken" "gibi düşünmek"tir.
Bu üsluptan fazla bir siyasi fayda ummak, dolayısıyla dozu sürekli artırmak ancak siyasetin kalitesinde yeni indirimler yapmak anlamına gelir.
Tayyip Erdoğan'ın bugün işgal ettiği mevkiin başta gelen sorumluluklarından biri, belki en önemlisi "sokaktaki adam"a hayatın her alanında "kalite" hedefi göstermektir. Siyasette kalıcı izler bırakanlar, adları unutulmayanlar bunu yapmıştır.
Üslup ve içerik
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın son günlerdeki konuşmalarında dikkati çeken birkaç unsur var
Haberin Devamı

