12 Eylül askeri yönetiminden bugüne kalanlar hem "neye niyet neye kısmet" diyorlar, hem de yaptıkları birçok işin nasıl olup da böyle tersine döndüğüne şaşırıyorlardır. 12 Eylül'ün ufuksuz ve bilgisiz yöneticilerinden bugüne kalan miraslardan biri Yüksek Öğretim Kurumu, YÖK'tür. 12 Eylülcüler YÖK'ü kurarlarken gözlerinin önünde "sol tehlike" vardı. Onlara göre üniversiteler solun egemenliği altındaydı ve "temizlik" yapılmalı, üniversiteye bir "sıkı düzen" getirilmeliydi. Öyle de yaptılar. "Sol"u üniversiteden temizlemek uğruna her türlü "özgür düşünce'yi temizlediler, üniversitenin neden liseden, orta öğretimden farklı olması gerektiğini bilmedikleri için, kimse de onlara bunu anlatmadığı ya da anlatıp ikna edemediği için özledikleri baskı düzeni kurdular.
Bu yaptıklarının birinci sonucunun büyük bir kalite düşmesi olduğunu da görmediler...
YÖK tarihteki yerine...
Türkiye'de 20 yıldır YÖK konuşuluyor, tartışılıyor. Böyle bir merkezi yönetimin üniversite mantığının hiçbir yerine sığmadığı anlatılıyor. Bu 20 yıl içinde liberal hükümetler geldi geçti, liberallerle solcuların ortak hükümetleri geldi geçti, liberal bakanlar, solcu bakanlar geldi geçti. Ve hiçbiri YÖK konusunda "radikal" bir karar almaya cesaret edemedi. Konu hep geçiştirildi, neredeyse "devlet güvenliği "ne ait bir mesele gibi sunuldu. YÖK, solculardan temizlenmiş, özgürlükçü düşüncelere "ne özgürlüğü ulan" diye bakanların pek sevdiği bir yapı olarak bugüne kadar geldi. Bu yirmi yıl içinde köprülerin altından çok sular aktı, özel üniversiteler, vakıf üniversiteleri devlet üniversitelerinin zaten boşalmış içeriğini biraz daha boşalttılar. Sonuç, üniversitede sıkı düzenin garip bir şekilde devam etmesi oldu. YÖK artık tarihe gönderilmesi gereken kurumlardan biri. Üniversite eğitiminin kalitesinin yükselmesini sağlayacak, özgür düşünebilen insanlar yetiştirebilecek yeni bir örgütlenmeyi gerçekleştirmenin zamanı geldi de geçiyor.
Çözeni kıskanmayın
Eskiden bu ülkede lise mezunları bir yabancı dil öğrenmiş olarak mezun olurdu. Uzun yıllardır bu ülkede üniversite mezunları Türkçe bile bilmeden, hayatlarında ders kitabı dışında kitap okumamış durumda mezun oluyor. Türkiye'de üniversite eğitiminde yeni ve çağdaş bir düzenin sağlamanın ilk yolu YÖK sisteminin kalkmasıdır. İkincisi de eğitim hakkında karar verecek olanların kalite sorununu öne almalarıdır. YÖK kanununu değiştirmek isteyen Hükümet en hayırlı işlerden birini yapmaktadır. Bu nedenle de bu değişikliği, henüz suç olarak ortaya çıkmamış gizli "emellere" bağlayarak kuşkulanmanın bir anlamı yoktur. Solcular ve liberaller, özgür ve kaliteli üniversite için gerekeni yapamamış, bu işi yapmak da AKP'ye kalmıştır. Kıskanmasınlar, desteklesinler ki Türkiye çağdaş bir yüksek öğrenim sistemine daha kısa bir zamanda ulaşabilsin.
Üniversite ve YÖK
12 Eylül askeri yönetiminden bugüne kalanlar hem "neye niyet neye kısmet" diyorlar, hem de yaptıkları birçok işin nasıl olup da böyle tersine döndüğüne şaşırıyorlardır
Haberin Devamı

