Van Üniversitesi Rektörü'nün tutuklanması ile ilgili tartışmalar Hükümet ile YÖK ve genel olarak üniversite arasında yeni bir çatışma kaynağı oldu.
Rektörlerin "kalabalık" halinde ziyaret ettikleri Adalet Bakanı da zaman zaman yaptığı gibi, anında "tepki" gösterdi.
Ermeni konferansı meselesinde "hedef" gösterdiği, bir tek üniversite ve konferansı düzenleyen bilim adamlarıydı. Bu kez ise yargıya baskı yapmakla suçladığı kişiler, yani hedef, 50 üniversitenin rektörü oldu.
Başbakan Erdoğan da hemen meselenin içine girdi. Rektörlere söylediği "Biz Dubai'ye gidiyoruz, bizimkiler ise Van'a" sözü, küçük ve zayıf bir laf "oturtma"dan başka bir şey değildir. Türkiye'nin bütün üniversitelerinin rektörlerini hedef aldığı için de yakışıksız kaçmıştır.
Başbakan, aynı mantıkla kendi müsteşarına verilen "üniversite öğretim üyeliğinden alınması" cezasını kendisine karşı bir tavır gibi görüyor. Oysa olay bir yıldan daha fazla bir süre öncesine dayanıyor. Ve Başbakanlık Müsteşarı'nın suçlandığı konu "intihal"dir. Yani bir başkasının eseri "aşırmak." Bir yıldır süren araştırma sonucunda YÖK, "aşırma"yı tespit etmiş ve gereğini yerine getirmiştir.
Taraf gibi davranıldı
AKP hükümeti, göreve geldiği andan itibaren imam hatip liselerinin üniversiteye giriş koşullarıyla ilgili olarak YÖK'le çatıştı. YÖK, meslek okulu mezunlarına üniversiteye girişte, kendi alanları dışında kolaylık sağlanmasına karşı durmaya devam ediyor. Hükümet bu konuyu çözmek için de, üniversite giriş sınavı düzenleme görevini YÖK'ten alma girişimi içinde.
Son olayla birlikte durum, hükümet ile YÖK arasında değil, hükümet ile YÖK ve bütün üniversiteler arasındaki bir çatışmaya ve güç gösterisine dönüşmüştür.
Van Üniversitesi Rektörü'nün tutuklanması olayının böyle bir çatışmaya dönüşmesinde sorumluluk hükümettedir.
* Hükümet, Başbakan, Adalet Bakanı, üniversite rektörlerinin girişimleri karşısında taraf gibi davranmışlardır.
Rektörlerin Van'da uğradıkları protestonun tarzı, bu şehirde yolsuzluk soruşturmasının ötesinde bir durum olduğunu da göstermektedir. Rektörleri protesto edenler araçlara vururken "tekbir" getirmişler ve "Allah düşmanları" diye bağırmışlardır.
Üniversiteyi ve rektörlerini "Allah düşmanı" olarak gören bir zihniyetin sokağa çıkmasının sorumlusu da asla üniversite değildir.
Başbakan kendi müsteşarını savunma çabası içine girmeden, zahmet edip bu kişinin "aşırma" dosyasını okumalıdır. Düşünmeden ve ilk kaba duygularla gösterilen tepkiler umulmadık kılıvılcımların ateşleyicisi olabilir. Van'da görüldüğü gibi.
Üniversite düşman değil
Van Üniversitesi Rektörü'nün tutuklanması ile ilgili tartışmalar Hükümet ile YÖK ve genel olarak üniversite arasında yeni bir çatışma kaynağı oldu
Haberin Devamı

