Umut veren tavır değişikliği

Haberin Devamı

Referandum kampanyasında üç liderin kullandıkları sert üslubun öncelikle kendilerine ve partilerine zararının dokunduğunu, “kanlı taraftar” olmayanlar defalarca belirtmişti.

Kampanyanın son birkaç gününde Erdoğan ve Kılıçdaroğlu tonu ciddi ölçüde düşürdü, Bahçeli ise aynı biçimde devam etti.
Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’nun son birkaç gündür yaptığı konuşmalarsa daha farklı, az gerilimli; bu durum, gerçek sorunların tartışılabileceği bir siyaset sahnesi bekleyenleri umutlandırıyor.

Birbirine bağlı iki temel meselede, AKP ile CHP’nin en azından aynı hedef üzerine çalışmaları toplumdaki “kutuplaşma” sıkıntısını da sona erdirebilir.

***


Demokrasi eksikliklerinin giderilmesinde 2007- 2010 döneminin verimli kullanılmadığı ortadadır. Bir yanda AKP hakkında kapatma davası, diğer yanda Ergenekon soruşturma ve davaları üzerinden artan gerilim AKP liderini, 22 Temmuz balkon duruşundan oldukça farklı konumlara sürükleyebilmişti.

Başbakan Erdoğan, referandum gecesinden itibaren yaptığı bütün konuşmalarda “balkon duruşu” vaadini tekrarlayarak, bu mesajı öncelikle de “karşı” kamuoyuna iletme çabasını sürdürüyor.

Türk halkının azımsanmayacak bir kesimindeki, Başbakan Erdoğan ve AKP ile ilgili kuşku ve kaygılar birkaç konuşma ile sona erecek değildir. Yine de Erdoğan’ın bu çizgisini sürdürmesinin en hızlı sonucu, tartışma tarzında değişiklik olacaktır. Bunun işaretlerini de Kılıçdaroğlu açık olarak veriyor.

***


Türkiye’nin anayasa sorunu, demokrasinin temel kurumlarının güçlendirilmesi, insan haklarının bir bütün olarak güvenceye alınması sorunudur. Bunun yanında da, yine Türk halkının büyük çoğunluğunun “halledin” talimatı verdiği Kürt sorunu ve uzantısı terör bulunuyor.

CHP’de yeni yönetimin henüz oluşmaya başlamış olmasının ve politikalarında “gerilim”in ağırlığının azalacağının işaretlerini Kılıçdaroğlu’nun açık olarak vermesinin toplumun bütününde yaratacağı olumlu etkiler de ortada.
İki liderin iki haftadır verdiği olumlu mesajların yarattığı olumlu beklentiler Meclis’in açılmasıyla birlikte daha da artacaktır. Bu gelişmeye cevap veremeyen siyasilerin ve siyasetlerin “bertaraf” olacağını anlamayanlar da bertaraf olmaya mahkûm olanlardır.

DİĞER YENİ YAZILAR