Üçüncü yıl ve vekiller

AKP hükümetinin üçüncü yıldönümünde Başbakan Erdoğan haklı olarak sağlanan gelişmeleri sıraladı. Hatırlattığı konularda övünmesi de doğaldır. Bu meseleler Türkiye'nin yıllardır anlamsız şekilde çözemediği, sürekli ertelediği ve basiretsiz siyasilerin daha da karmaşık hale getirdiği meselelerdir

Haberin Devamı

AKP hükümetinin üçüncü yıldönümünde Başbakan Erdoğan haklı olarak sağlanan gelişmeleri sıraladı. Hatırlattığı konularda övünmesi de doğaldır. Bu meseleler Türkiye'nin yıllardır anlamsız şekilde çözemediği, sürekli ertelediği ve basiretsiz siyasilerin daha da karmaşık hale getirdiği meselelerdir.

Avrupa Birliği ile tam üyelik görüşmelerinin başlama aşamasına gelmesi de ekonomik ve toplumsal hayatta sağlanmış olan gelişmelerin kanıtıdır.

Görüntünün diğer yanında ise yine Başbakan'ın konuşmasında yer alan bazı "kavgalar" bulunuyor. Bunlardan biri, üniversiteyle olan ve açıkta seyreden kavga. Bir başkası, Cumhurbaşkanı Sezer ile ilgili olarak ortaya çıktı ancak o kadar açıkta seyretmiyor. Ne var ki diğer kavgaya bağlı olarak bu çatışmanın da yükselmesi ihtimali olduğu anlaşılıyor.

Başbakan'ın üç yılda dozunu artırarak sürdürdüğü bir kavga da medya ile olanı. Ama bu kavga neredeyse tümüyle tek taraflı olarak yürüyor.

* Başbakan, AKP hükümetinin üçüncü yılında içinde olduğu bu üç kavgayı da yeniden değerlendirmek ve üçünü de sonuçlandırmak durumundadır.

Cumhurbaşkanı, üniversiteler ve medya ile yürütülecek bir çatışma düzeni, bundan önce pek çok örneği görüldüğü üzere, sadece iktidarı yıpratır.

Suç işliyorlar
Başbakan, üçüncü yıldönümü konuşmasında Türkiye'nin demokrasi alanında sağladığı gelişmeler ve bunların vazgeçilmezliği üzerinde de durdu. Söyledikleri her aklı başında Türk vatandaşının altına imza atacağı sözler. Ancak AKP'nin bir alt kademesinde, milletvekilleri düzeyinde bu meselenin tam olarak kavrandığını söylemek mümkün değildir.

* Bazı vekiller demokrasi ve insan hakları kavramlarının ne anlama geldiğini henüz bilmiyor.

Bunlardan biri, Van Üniversitesi Rektörü'ne hakaret etmek için "Ermeni kökenli" diyen vekildir. Bu tarz bir aşağılama girişimi dünyanın her tarafında "ırkçılık" alanına girer ve bütün demokrasilerde "ırkçılık" ağır bir suçtur.

İkinci önemli örnek de iki gün önce yaşandı. Cezaevleriyle ilgili basın açıklaması yapmak isteyen bir grup Rize'de saldırıya uğradı. Manzara yine utanç verici bir linç girişimiydi. Bir AKP'li vekil çıktı, "derslerini aldılar" dedi; AKP'li Belediye Başkanı'ysa eğer "onlar olduğunu" bilseydi kendisinin de bu insanlara vuracağını söyledi. Bunlar, bütün demokrasilerde suçtur. Demokratik yollardan fikrini ifade eden herhangi bir kimseye vurmak 21'inci yüzyılda bir insanlık suçudur. Ve bu vekille belediye başkanı, bu suçu işlemişlerdir.

AKP hükümetinin üç yıllık döneminde Türkiye gerçekten önemli gelişmeler sağladı ama AKP'li milletvekillerinden kimilerinin herhangi bir gelişme kaydedemedikleri ortada. Başbakan bunlara el atmadığı sürece de gelişme sağlamaları zor olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR