Haberin Devamı
Neredeyse bir yıldır sürekli gündemde bulunan cumhurbaşkanı seçim sürecinin başlamasına sadece üç hafta kaldı.
Bu üç hafta boyunca Erdoğan’ın kendi adaylığıyla ilgili araştırma faaliyetlerine devam edeceği biliniyor.
AKP örgütü içinde yapılan araştırmadan, Ankara’da sızan bilgilere göre yoğun bir şekilde Tayyip Erdoğan’ın aday olması eğilimi çıkmıştır. Bu, beklenen bir sonuçtur. AKP örgütünün, Erdoğan’ın Çankaya’da, Gül’ün de başbakanlıkta bulunduğu bir sistemi kendi partilerinin daha da güçlenmesi olarak görmesi doğaldır. Yerel yönetimlerdeki ağırlığıyla birlikte AKP “tam” iktidar olduğunu böylece hissedecektir.
Erdoğan-Gül ikilisinin bugüne kadar izlenen ilişkilerinde bir sorun görülmedi. Ancak bu,
aynı uyumun Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkması halinde devam edeceği anlamına gelmez.
Daha önceki örnekler, aynı partiden olmaları durumunda bile Çankaya ile Başbakanlık arasında uyum sorunları çıktığını gösterdi. Yıldırım Akbulut bile bazı kritik anlarda Turgut Özal’ın istediğini yapmamıştır.
Erdoğan bu seçimde Köşk’e çıkmazsa, tekrar bu şansı elde etmesi, siyaseten değil ancak “ilahi takdir” dolayısıyla olabilir. Çünkü sonraki cumhurbaşkanı seçiminde AKP’nin iktidarda bulunması, meclis çoğunluğuna sahip olması zayıf bir ihtimaldir. İki dönem iktidar olmuş her parti kaçınılmaz olarak “iktidar yıpranması”na uğrar, en azından halkta aynı yüzleri görmekten
bir bıkkınlık doğar, bir yenilenme isteği güçlenir.
Erdoğan eğer bu seçimde Cumhurbaşkanı olmazsa, ancak 16 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı olan kişinin vefat etmesiyle bu imkâna ikinci kez sahip olabilir. Erdoğan şimdi Çankaya’ya çıkmazsa, önümüzdeki yılları “Cumhurbaşkanı vefat etse de ben Cumhurbaşkanı olsam” duygusuyla geçirebilir.
Demirel bu şansı yakalamış ve en küçük
bir tereddüt göstermeden değerlendirmiştir.
AKP örgütünün Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı olarak görmek istemesinin ardından bu kez halk arasında da bazı araştırmalar yapılıyor.
Bu araştırmalardan da Erdoğan’ın “birinci”
çıkması büyük olasılıktır.
Seçim sürecinin başlamasına üç hafta kala Erdoğan’ın Çankaya yürüyüşü devam etmektedir, tabii ki CHP’nin güçlü desteğiyle.
9
not: Ayıp ettiler
Türk Milli Futbol Takımı’nın Yunanistan’ı farklı yenmesi hepimizi sevindirdi. Farklı bir sonuç olsaydı, belki bizden de bazı kendini bilmezler, küçük sokak faşistleri ayıp tepkiler gösterebilirdi. Yendiğimiz için bu olmadı. Ama Yunanlı seyircilerin bir bölümünün tavırları gerçekten ayıp oldu. Mustafa Kemal’e hakaret eden pankart açmalarının, maç boyunca sahaya sürekli bir şeyler atmalarının ayıbı onların olsun. Yunanistan’da da aklı başında insanlar herhalde vardır ve o bir kısım seyircinin çirkin tavırlarını yüzlerine vuracaklardır.
Bizdeki sevinç gösterilerinde ise hiçbir çirkinlik yaşanmamış olması hepimiz adına ikinci memnuniyet konusudur.

