Hızlı tarih okumaları
Tarihe ilginin artmasında rahat okunan, bazen de “popüler” diye nitelenen kitapların çoğalmasının büyük katkısı oldu. Bu kitapların bazılarında görülen sadeleştirme ve basitleştirerek aktarma çabası da zaman zaman olayların eksik algılanmalarına yol açtı. Türkiye tarihinin bir bütün olarak öğrenilmesini sağlayan kitapların artması da bu açıdan önemlidir.
İki Alman bilim adamının “Küçük Türkiye Tarihi”nde Çin Seddi’nden başlayıp 2002 yılına kadar bütün Türkiye tarihi, 400 küsur sayfaya sığdırılmış. Türklerin bu uzun ve büyük macerasını bir “hızlı” okumayla gözden geçirmek unuttuğumuz birçok olayı, bunların arasındaki bağlantıları hatırlamamızı sağlıyor.
“Küçük Türkiye Tarihi”nde yok yok. Anlı-şanlı tarih sayfalarına meraklı olanların hoşuna gidecek olaylar da var, “kara” olaylar da var. Alman yazarlar her şeyi herhangi bir yorum yapmadan aktarmaya özen göstermişler.
Ders kitapları “taraflıdır”, genellikle de “resmi” yorumların etkisi altındadır. Bu kitapta ne “resmi” bakış açıları ne de “muhalif” bakış açıları öne çıkarılmış.
Tarihini bilmeyenlerin başına gelecekler hakkında birçok olumsuz söz edilmiştir. Biz de tarihimizi “gerçekten” öğrenme aşamasına kolay gelmedik. İlgimizi çeken dönem ve olayları anlayabilmek için de maceranın tümü hakkında bilgi sahibi olmak gerekiyor, “Küçük Türkiye Tarihi” de bunun için çok uygun bir kaynak.
Kızıl Ordu’dan romana
Bu Kızıl Ordu, Sovyetler’in Kızıl Ordu’su değil, 1970’li yıllarda Batı Almanya’da büyük terörist eylemlerle varolan Alman “Kızıl Ordu Fraksiyonu”. Örgüt, iki kurucusunun adlarıyla “Baader-Meinhof” çetesi olarak da bilinir.
1968 gençlik isyanının bir uzantısı, radikal sol hareketlerin canlanması olmuş, bu yönelim birçok ülkede “devrimci terör” denilen eylemlerle zirveye çıkmıştı. Almanya ile birlikte İtalya en kanlı terör eylemlerinin alanı oldu. Fransa biraz daha geride kaldı. Onlara kıyasla Türkiye’deki “devrimci terör” bayağı masumane kaldı.
Eva Demski’nin “Sözde Ölüm” romanının fonunda 1970’lerdeki Almanya ve “Baader-Meinhoff” örgütü var. Bu örgütle ilişkisi olduğu sanılan bir avukat ölü bulunur. Ölüm nedeni anlaşılamaz, ama ölüm nedeni araştırıldıkça da dönemin Almanya’sını belirleyen bir yapı ortaya çıkmaya başlar.
Demski, romanında “polisiye” unsurları kullanıyor, okurun merakını hep canlı tutuyor. Ama “Sözde Ölüm” polisiyeden çok “siyasi” bir roman olarak nitelenebilir. 60’lı - 70’li yılların çalkantılarıyla ilgilenenlerin seveceği bir roman.
Halaskâran-ı Zabitan’ın bir dönemi
Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminin sorusu “nasıl kurtuluruz”du, bu soruya açık bir cevap veren kesim de “asker”di. Halaskâran-ı Zabitan, yani “kurtarıcı subaylar,” imparatorluğun son dönemine de damgasını vurdu. Hatta imparatorluk onların elinde battı ama cumhuriyeti kuran kesimin başında da onlar vardı.
“Ülkeyi kurtarma” geleneğinin son “başarılı” operasyonu aslında 27 Mayıs 1960 darbesi oldu. 9 Mart 1971 günü için planlanan darbe girişimi ise başarısız oldu. “Ülkeyi kurtarmak” için kendisini feda etmeye hazır “askeri gelenek” daha sonra başka parçalara ayrıldı. Ergenekon olayı da bu geleneğin aslında “faşizan” ucudur. 27 Mayıs 1960’tan sonra “ülkenin kurtuluşu için demokrasiyi feda etme” siyasetini önemli bir siyasi “ideoloji” haline getiren “Yön” ve “Devrim” dergilerinin, Doğan Avcıoğlu liderliğindeki çevreleriydi. “Asker-sivil aydın” deyimi ile bu “kurtarıcı öncüler” anlatılıyor ve demokrasi “cici” ya da “sandıksal” sıfatlarıyla aşağılanıyordu. Bu siyasi çizginin bir yanında Marksizm, diğer yanında Atatürk vardı. Ama o Atatürk, kalpaklı, “devrimci” Atatürk’tü.
Gökhan Atılgan’ın “Yön-Devrim Hareketi” kitabı bu “kurtarıcı hareket”in belli bir dönemini inceliyor. Bu aydınlar geleneksel aydınlar mıydı yoksa devrimci miydiler? Bu hareket Marksist miydi, Kemalist miydi? Ya da her ikisi de değil miydi? Bu ve benzeri soruların cevapları daha bulunmuş değil. Eğer “Ergenekon’a nasıl gelindi” gibi bir sorunuz varsa, bu kitap belki o sorunun cevabını vermez ama cevaba çok yaklaştırır.
Üç farklı tarih durağına yolculuk
Türkiye tarihinin bir bütün olarak öğrenilmesini sağlayan Küçük Türkiye Tarihi, 1970’lerin Almanya’sını anlatan Sözde Ölüm ve Osmanlı’da kurtarma operasyonunu inceleyen Yön-Devrim Hareketi bu hafta seçtiklerimiz...
Haberin Devamı

