Haberin Devamı
Abdullah Öcalan’ın yeni cezaevi koşulları gerekçesiyle başlayan gösteriler sadece ve sadece demokratik açılıma zarar verebilir.
Bu gösterileri düzenleyenlerin, çocukları sokakta şiddet kullanmaya yönlendirenlerin amacı belli.
Adalet Bakanlığı yapması gerekeni yaptı. Öcalan’a “özel” bir baskı yapılmadığını anlattı. Ona rağmen gösterilerin sürdürülmesi, bu konunun bir bahane olarak kullanılmış olduğuna ilişkin herhangi bir kuşkuya yer bırakmıyor.
İçinde bulunduğumuz gerilimi tırmandıracak en son nokta da DTP’nin kapatılması olacaktır. Gerilimi sokakta canlı tutmak isteyenler böylece ciddi bir gerekçe elde edecek, DTP’nin mantıklı bir siyasete dönmesi de imkânsız hale gelecektir.
Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı demokratik gelişmeler PKK’yı zorda bıraktı.
Kürtçenin kullanımı, öğretimi, Kürtçe yayın yapılmasıyla ilgili düzenlemeler ilerliyor. Kürtçenin üniversitede öğretim konusu olması da sağlandı.
Terörle Mücadele Yasası’nda öngörülen değişiklik de Meclis’te.
Bunlar, 1970’lerde, 80’lerde konuşulması bile mümkün olmayan meselelerdi.
“Demokratik açılım”la ilgili olarak muhalefet partileri de “genel” denebilecek bir tepki içinde, değişikliklere açıkça karşı çıkılamıyor.
Birkaç ay önceki olumlu havanın tam tersine dönmesinde CHP ve MHP’nin gerilimi artırıcı, “demokratik süreç”in ucunda bölünmenin bulunduğu korkusunu yayma siyasetinin tam karşısına PKK ve DTP’nin içinde bir kesimin tavırlarının konulması etkili oldu.
Tartışmayı mantıklı bir düzeyde sürdürmenin yolları kapatılmak isteniyor.
“Öcalan’ın hücresi” meselesi bu nedenle ortaya atıldı. DTP de bu oyunun içinde yer alarak demokratik kazanımları tehlikeye düşürecek bir sürece katkıda bulunmaya başladı.
Bu oyunun düzenleyicileri şimdi DTP’nin kapatılmasını bekliyor. Eğer o da gerçekleşirse Türkiye bir on yıl daha geriye götürülmüş olacak. Türkiye’nin, önüne konulan bu tuzağı aşabilmesi için mantık ve sağduyunun tekrar tesis edilmesi şarttır.
Sadece AKP açısından değil, CHP-MHP-DTP üçlüsü açısından da şarttır.
Tuzağın ucundaki yangın herkesi, bütün Türk halkını yakacak, acılar ve korkular ortamına dönülmesine yol açacaktır.
Böyle bir tehlikeyi göre göre tersine davranmak vatana ihanet suçunu işlemekten farksızdır.

