Türkiye’yi dünyadan koparmak

Haberin Devamı

Geçen yaz, İstanbul adalarından birinde oturan bir Yahudi Türk vatandaşı garip bir olay anlatmıştı.

Daha çok Yahudi çocukların ve gençlerin buluşup denize girdikleri bir köşede bir sabah gamalı haç çizimleri bulmuşlar, ailelerine haber vermişler. Gamalı haçlar, taşlara gayet düzenli çizilmiş. Olayı duyunca benim ilk tepkim, “Çocuklar arasında bir mesele çıkmıştır, Yahudi çocukları korkutmak için, çocuk gaddarlığıyla bu iş yapılmıştır” şeklinde olmuştu. Olayı aktaran kişiyse, “galiba pek öyle değil” demekle yetinmişti.

***


Bu olayı dün Poyrazköy’de gömülü bulunan silahlarla ilgili iddianamenin açıklanması üzerine hatırladık.

Silahları saklayan ve kullanmak için emir bekleyen grubun hedeflerinden birinin Türkiye’nin Müslüman olmayan vatandaşları olduğu, bu iddianamede, sanıklarda bulunan belgelere ve planlara dayanılarak anlatılıyor.

Planlara ilham veren olayın, Başbakan’ın Davos’taki “one minute” gösterisi olduğu da iddianamedeki bilgiler arasında yer alıyor.

İddianamenin ana hatlarına bakıldığında bu grubun çok önemli bir görevi var: Aralarında İstanbul’un adalarının da bulunduğu bölgeler dahil olmak üzere Türkiye’nin Müslüman olmayan vatandaşlarını çeşitli eylemlerle korkutmak ve dünyayı azınlıkların Türkiye’de güvende olmadığına ve bu durumun kaynağının da hükümet olduğuna inandırmak.

***


Bu planı yapanlar, başarıya ulaştıkları anda Türkiye’nin Batı dünyasından kopmanın eşiğine geleceğini herhalde biliyorlardı. Türkiye bir kez daha ve çok kuvvetli olarak, pis oyunlarla, masum kanlarla kirlenmiş bir ülke olarak görülecekti. Planın başarılı olması durumunda ardından Sünni-Alevi ve Türk-Kürt çatışmalarının baş göstermesinin de altyapısı tamamlanmış olacak, çeteler sürekli olarak ortalığı kana bulayacak ve Türkiye bugünkü Irak’tan da beter bir ortama sürüklenmiş olacaktı.

Böyle bir düşünce yapısı olanların kendilerine “milliyetçi”, “vatansever” ya da “ulusalcı” gibi sıfatlar yakıştırmaları, hatta öyle olduklarına inanmaları kadar garip bir durum olamaz.

Ülkesini Mustafa Kemal’in ısrarla uğraştığı ve temel hedef olarak gösterdiği “muasır medeniyet” ten uzaklaştırmak, karanlık ve kan içinde yüzen bir Orta Doğu ülkesi haline getirmek için çalışanların varlığı bile Türkiye için büyük bir acı ve utanç kaynağıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR