Türkiye tecrit olur mu?

Olur. Hem de kimsenin tahmin edemeyeceği bir süratle Batı'dan tecrit olur ve Ortadoğu'nun kendine özgü bir ülkesi olur

Haberin Devamı

Olur. Hem de kimsenin tahmin edemeyeceği bir süratle Batı'dan tecrit olur ve Ortadoğu'nun kendine özgü bir ülkesi olur. Şu anda bu yolu açan gelişmeler birkaç taraftan yaşanmaktadır. Ortadoğu'ya yaklaşmanın en hızlı yolu AKP hükümeti tarafından, Irak savaşı öncesindeki zikzaklarla açılmıştır. Bu dönemdeki tereddütlü politikalar Türkiye'yi savaş karşıtı Avrupalılar grubunun da, savaşta ABD'yi destekleyen grubun da dışında bırakmıştır. Geleceği göremeyen, sadece ABD operasyonunun Irak ile sınırlı kalmasını temenni eden bir politika tarzı Türkiye'yi karar vericilerin dışına itmiş bulunmaktadır.

Kıbrıs'ta siyasi durum
Avrupa Birliği ile ilişkilerin "donukluk" aşamasına geçmesi Türkiye'yi Avrupa dışında bırakmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürmektedir. Siyasi meselelerde geçen yıl atılan yasal adımların uygulamalarla tamamlanmamış olması Türkiye-AB ilişkilerinin "donuk" düzende gitmesine neden olmaktadır. Aynı çerçevede Kıbrıs sorununda da yine Türkiye, Denktaş ve destekçilerinin başarılı bir manevrasıyla "çözüm istemeyen taraf" olmaya devam etmektedir. Ve bu ay Kıbrıs Rum kesiminin, Kıbrıs Cumhuriyeti olarak Avrupa Birliği üyeliği işlemleri başlayacaktır. Bunun anlamı, Kıbrıslı Türklerin hakları anayasal güvenceye alınmamış bir azınlık durumuna düşmesidir. Türkiye Kıbrıs'ta çözüm olmadan Ada'nın Avrupa Birliği üyeliğine şiddetle karşı çıkmış, ancak bu süreci durduramamıştır. Birleşmiş Milletler'in bu sürece bağlı olarak geliştirdiği uzlaşma takvimini de reddeden, Türk tarafı olmuştur.
Kıbrıs'ın Rum yönetimi eliyle üyeliğinin ardından Ada'da Türklerin güvenliği için bulunan Türk askerleri "işgalci" durumuna düşecektir. Bu siyasi manzaraya ekonomideki gelişmeleri de eklediğimiz zaman yolun neresinde olduğumuz tam olarak ortaya çıkmaktadır.

Manzara çok açık...
Ekonomide yatırım olmadığı gibi yabancı sermaye girişleri "sıfır" düzeyinde kalmaktadır. Bunun yanı sıra ülkeye büyük yatırım yapmış yabancı sermayedarların da açık açık "kazıklanması" Türkiye'ye yabancı sermaye çekecek olaylar değildir. Bu manzaranın uçlarını birbirine eklediğimiz zaman tek bir sonuç çıkmaktadır: Türkiye Batı dünyasından kopmakta ve yalnızlaşmış bir Ortadoğu ülkesi konumuna yönelmektedir. Türkiye'nin böyle olmasını isteyenler vardır. Ancak böyle bir ülkede; Irak gibi, Suriye gibi bir ülkede "önemli kişi" olabileceklerini bilenler Türkiye'nin elini kolunu tutmaya devam etmektedir. AKP Hükümeti ilk göreve geldiği anda, öncelikle Avrupa Birliği üyeliği için yoğun bir çaba göstermiş, ancak şu ana kadar Türkiye'yi Batı sistemi içinde geliştirecek hiçbir gelişme sağlayamamıştır.
AKP yöneticilerinin samimiyetsiz olduğuna, onların Ortadoğu'da kalmış bir Türkiye'yi tercih ettiklerine inananlar da çoktur. AKP ise sürekli tersini savunmuş, Türkiye'nin Batılı bir gelişmiş ülke olması için çalışacağını söylemiştir. Ancak bugüne kadar yaşananlar hiçbir şekilde AKP'nin başarı hanesine yazılacak gelişmeler değildir. Türkiye en ciddi yol ayrımının kenarına hızla ilerlemektedir. Bu sürüklenmenin önemli nedenlerinden biri hâlâ siyasi güven eksikliğidir.

DİĞER YENİ YAZILAR