Türkiye’nin gerçek onuru

Orhan Pamuk’un Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığı haberi gelir gelmez yine aynı kazan kaynatılmaya başlandı

Haberin Devamı

Orhan Pamuk’un Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığı haberi gelir gelmez yine aynı kazan kaynatılmaya başlandı.

Türkiye’nin gerçek onurunun ve gerçek değerlerinin ne olduğunu bilmeyen takım, hemen aynı teraneyi tekrar etmeye başladı: Orhan Pamuk’a dünyanın en büyük edebiyat ödülü, Ermeni soykırımı konusundaki sözleri dolayısıyla verilmiş...

Bütün dünyanın Türklere düşman olduğuna inanan ve kendini milliyetçi zanneden, olsa olsa sokak ırkçısından fazla bir şey olamayacak şahıslar böyle komplo teorilerini pek sever, bunlara inanır.

***

Türkiye son dönemde bütün dünyanın karşısına yine azgelişmişlik sembolleriyle çıktı. Cinayetlerle, yargılanan yazarlarla, irtica tartışmalarıyla çıktı. Ermeni soykırımı ile ilgili tartışmalarda “vardır” diyenleri yargıladığı için çıktı.

Ve çok çok uzun yıllardır, bütün dünya, gerçekten bütün dünya Türkiye’nin adını, gerçek onuru olan bir yazarı dolayısıyla duymaya başladı. Uzun yıllardır ilk kez dünya televizyonları bültenlerinin ilk sıralarında Türkiye böyle bir haberle yer aldı.

Ama aynı haberin hemen ardından bütün dünyaya halen Türkiye’de insanların düşünce suçu yüzünden yargılandığını, hapis tehdidiyle karşı karşıya olduğunu hatırlattılar.

***

Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesi ilk tartışma başlandığı sırada, bir buçuk yıl önce değiştirilebilirdi. Hükümet bunu yapmadı, yapamadı. Kendisine solcu, sosyal demokrat diyen parti de bu yolda çaba göstermedi, tam tersine tavır aldı.

Orhan Pamuk’un Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığı açıklandığı sırada Paris’te Fransız Ulusal Meclisi, Ermeni soykırımını inkâr edenlere hapis ve para cezası öngören kanunu kabul etti. Bir süredir bu yasa yüzünden bir tür milli seferberlik ilan edilmiş durumda. Ama bu seferberliğin dünya üzerinde bir etkisi olabilmesi için kendi ellerimizin temizlenmesi gerekiyor.

Fransız milletvekilleri çıkıp, Türkiye’deki 301’inci maddeden söz ettikleri, Ermeni soykırımı vardır diyenlerin hapisle yargılandığını, üniversitede yapılan “Osmanlı Ermenileri” toplantısına aşırı sağcıların saldırdığını ve bunlara karşı hiçbir şey yapılmadığını söyledikleri zaman iş “tencere dibin kara” sistemine giriyor. Böyle bir durumdan da Türkiye açısından herhangi bir çıkış yolu bulunmuyor.

***

Orhan Pamuk’un Nobel Edebiyat Ödülü’nü alması, dünyanın gözünün biraz daha büyük bir dikkatle Türkiye’ye çevrilmesini sağlayacaktır. Bu, siyasal açıdan çok önemli bir fırsattır. Ama sersemce kullanmaya kalkmamak koşuluyla.

Örneğin yarın bütün dünya Orhan Pamuk’tan söz ederken TCK’nın 301’inci maddesinin değiştirilmesi çalışması Meclis’te başlarsa, dar ufuklu Fransız siyasilere de doğru cevap verilmiş olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR