Türk-İslam sentezi

Haberin Devamı

On dokuzuncu yüzyılın sonlarında Kendisini göstermeye başlayan Türk milliyetçi hareketlerinin en radikal kesimleri, “Türkçü”, “Turancı” gibi isimlerle ortaya çıkmıştı.

Bu hareketler Yirminci Yüzyıl’da Batı’daki Nazi-faşist gelişmelere yakınlık duymuş, belli ilişkiler de kurmuştur. Ancak bütün bu süreçler içinde “dini” kökenli hareketlere uzak durmuş, “İslamcı” çevrelerle herhangi bir ruh ve eylem ortaklığından kaçınmışlardır.

***


1980’lere gelindiğinde, o dönemin MHP çevrelerinde İslam ile yeni bir ilişki düzeni konuşulmaya başlanmış ve bu eğilim “Türk-İslam sentezi” adıyla teorik ve siyasi bir içeriğe kavuşturulmuştur.

Bugüne kadar süregelen radikal milliyetçi hareketlerin daha kitlesel hale gelişi, etkinlik alanlarının genişletilmesi bu siyasi çizgiyle sağlanmıştır.

Geleneksel siyasi İslam kökenli kesimleri ve “cemaat” örgütlenmelerini bir araya getirdiği gibi merkez politikalarında da etkili adımlar atan AKP ile MHP’nin bugün türban gibi bir meselede aynı çizgide yer almalarının şaşılacak bir yanı yok.

MHP’nin radikal milliyetçi çizgisinin temel unsurlarından biri olan “dünyadan ve demokrasiden korku” aslında AKP’nin köklerinin de yabancısı değil.

Ayrıca 1999-2000 yıllarında “sosyal demokrat” DSP ve “liberal demokrat” ANAP ile iktidarı paylaşan MHP, “hayatın gerçekleri” karşısında “yabancı düşmanlığı ve korkusu”nu bir ölçüde üzerinden atmış ve Avrupa Birliği yolunda ki birçok adıma destek vermiştir.

AKP’nin ana tabanında anlamını ve içeriğini bulan ve “ılımlı İslam” diye tanımlanan bir hayat tarzı da MHP’nin karşı olabileceği bir durum değildir.

***


Türk-İslam sentezi en geniş taban temeli üzerinde gerçekleşme yoluna girmiştir.

AKP ve MHP, benzer toplumsal yapılara dayanan siyasi partilerdir. Geçen seçim kampanyasında bu iki partinin ele aldıkları temalar arasında tek fark aslında MHP mitinglerinde dolaştırılan idam ipleri olmuştu. Fakat bu da, idamın kalkmasına ister istemez destek olmuş olan MHP açısından günün duygusal gelişmelerine uygun demagojik tavır olmanın ötesinde bir anlam taşımıyordu.

***


AKP ile MHP’nin Türk-İslam sentezi üzerinde yakınlaşması devam edebilir ya da bazı güncel siyasal gelişmeler bunu geciktirebilir. Ama asıl soru burada ortaya çıkıyor.

CHP bu gidişi dengeleyebilecek ve rejimin temel değerlerini, halk desteğiyle koruyup demokrasiye sahip çıkabilecek parti midir?

Türk-İslam sentezinin karşısında çağdaş demokrat bir siyasi oluşum, ister CHP’den çıksın isterse yeni bir doğumla gelsin, ortaya çıkmadıkça, buzdağının görünen kısmındaki türbanın altında bulunan büyük ağırlık bütün hayatımıza egemen olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR