Türbanda bir adım ileri

Dışişleri Bakanlığı' nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde görülmekte olan bir "türban" davasına verdiği cevap bu soruna nokta konulması açısından önemli bir adımdır

Haberin Devamı

Dışişleri Bakanlığı' nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde görülmekte olan bir "türban" davasına verdiği cevap bu soruna nokta konulması açısından önemli bir adımdır.

Hükümet, türbanın siyasal bir araç olarak kullanıldığını ve üniversitelerde türban yasağının kalkmasının sözkonusu olamayacağını "resmi" bir yazıyla kabul etmiş olmaktadır.

Türban ya da başörtüsü bütün cumhuriyet döneminde bir sorun olmamış, isteyen takmış, istemeyen takmamıştır.

Türbanın mesele olması, siyasal İslam'ın bunu toplumsal bir zorlama olarak kullanmasından sonra ortaya çıkmıştır.

Siyasal İslam'ın faaliyet alanı sadece Türkiye değildir. Müslüman göçmenlerin sayısının çok fazla olduğu Fransa'da da türban bir siyasal mücadele aracı olarak kullanılmaktadır.

Bir Avrupa ülkesine göç eden, ama kendi geleneklerini dayatmaya çalışan toplulukların, insan haklarına bir kısıtlama getirmeksizin türbanı araç olarak kullanmaları önlenecektir. Fransa da esas olarak şu anda Türkiye'de geçerli olan uygulamayı benimseme eğilimindedir.

Bu ilke, temel eğitimde ve kamu kurumlarında dinsel simgelerin kullanılmamasıdır. Fransa'da siyasal İslam'ın asıl eylem alanı temel eğitim olduğu
için, üniversitelerde bir yasak öngörülmemiştir.

Türkiye'de ise siyasal İslam, imam hatip okulları sistemi ile paralel bir temel eğitim alanı açarken türban zorlamasını üniversitelerde yapmıştır.

"Zorlama" son bulursa...
Bu zorlamanın geniş bir destek sağladığını söylemek mümkün değildir. Başörtüsü kullanan insanların büyük çoğunluğunun da başörtüsü ya da türbanın bir siyasal mücadele aracı olarak kullanılmasına karşı oldukları bilinmektedir.

Fransa'nın türban sorununa ilişkin olarak almak istediği yasal önlemlerin ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden "türban lehinde" karar çıkması zordur. Fransa'da benimsenen eğilimin diğer Avrupa Birliği üyesi ülkelerde de izlenmesi büyük ihtimaldir.

Bu aşamadan sonra, siyasal İslam'ın yapacağı zorlamaların, insan hakları ve inanç özgürlüğü çerçevesinde savunulması da inandırıcı olmayacaktır.

Türbanın bir sorun olmaktan çıkması için, siyasal İslam'ın bütün zorlamalarını durdurması gerekmektedir. Ancak bundan sonra soruna daha sağlıklı bakılabilir, konu daha doğru tartışılabilir.

DİĞER YENİ YAZILAR