Türbana sarı ışık

Haberin Devamı

Yeni anayasanın ilk taslağında türbanın yüksek öğretim kurumlarında serbest kalması öngörülüyor. Herhalde AKP heyeti de bu görüşü benimseyecek ve madde Meclis’e olduğu gibi gelecektir.

Bu konuyu tartışırken “türban sorunu”nun ortaya çıkışını hatırlamak gerekiyor.

Erbakan liderliğindeki siyasi İslamcı hareket yirmi yıl önce sorun olmayan, hiç kimsenin tartışma konusu etmediği türbanı siyasi eylem konusuna dönüştürmüş ve o andan itibaren Türkiye bölünmüştür.

Erbakan’ın partilerinin denetiminde ve öncülüğünde türban eylemleri yapılmış, ancak Anayasa Mahkemesi’nin bir kararıyla üniversite kapısı türbanlı öğrencilere kapanmıştır.

Yine hatırlayalım, üniversitede okumak isteyen ve türbandan vazgeçmeyenler peruk kullanarak bir çözüm bulmuş, bazı kız öğrenciler de bunu fırsat bilerek türbandan kurtulmuştur.

Herhalde üniversiteye gitme imkânı olduğu halde bu nedenle öğrenimini yarıda bırakmış kız çocuklar da vardır. Yine de bu üç kesimin tam sayısı bilinmiyor.

Şu da bir gerçektir ki, toplumun önemli bir kesimi türbanı sorun olarak görmüyor ve sıkıntının çözülmesini istiyor.

***

Yeni anayasa taslağında üniversitenin türbana açılmasını bir “ilk adım” olarak görmek mümkündür. Türbanı siyasi eylem alanı yapanların üniversitenin ardından “kamusal alanlar”ın tümünün türbana açılmasını da talep edecekleri belli. Bu bir zamanlama meselesi.

Herhangi bir kılık yasağı olmaması tabii ki özlenecek bir durum. Ancak türban siyasi İslamın eylem konusu, dayatma alanı olmaya devam ediyor.

Mesele halen bir bireysel özgürlük konusu değil siyasi çatışma alanı.

***

Türban meselesi tartışmasında açık gerçeklerden biri de, toplumsal baskının sürekli olarak türban lehine çalıştığı ve çalışacağıdır. Üniversitede hiçbir genç kız türbanlı arkadaşına başını açması için baskı yapamaz, ama türbanı destekleyenler, özellikle henüz “taşralı hayat baskıları”nı üzerinden atamamış genç kızları çok kolay etkileyebilir.

Şu andaki duruma bakarak üniversitede türbanın serbest bırakılması halinde başını kapayacak kız öğrenci sayısının ciddi şekilde artacağını öngörebiliriz. Tutucu kesimlerden gelen genç kızlar, türbanlı ve “dini bütün” kızlar tarafından “hafif” olarak görünmek istemeyecektir. Bunun aksini savunmak, türbanın serbest bırakılmasıyla bireysel özgürlüğünü kullanma imkânının tam tersine işleyeceğini zannetmek sadece saflık olur.

Türban siyasi İslamın sembollerinden biri ve çatışma alanı olmaktan çıkmadığı sürece üniversitede serbest bırakılması erken bir girişim olacak ve yeni çatışma alanları yaratacaktır. Bu meselenin çözümü için biraz daha zamana ihtiyaç var.

DİĞER YENİ YAZILAR