Cumhurbaşkanı, geleneksel 29 Ekim daveti için "çifte standart" uyguladı. Eşleri türbanlı olan AKP'lilere tek kişilik davetiye gitti, diğerleri ise eşleriyle davet edildi. Buna tepkilerse, alıştığımız gibi iki taraflı geldi. Birileri "Cumhurbaşkanı çifte standart uygulamamalıydı" diyor, başka birileriyse "Çankaya türbana karşı korundu" diyor. Türban ya da başörtüsü ya da başını örtme alışkanlığı, ülkemizin bir gerçeğidir. Son yapılan kapsamlı bir araştırma, evlerin yüzde 77'sinde "dışarı çıktığında başını örten bir kadın" olduğunu ortaya koydu. Evlenmeyle bu uygulama çoğalıyor, yaşlanmayla da... Ancak diğer gerçek de şudur: Bu geleneği "türban" adı altında siyasi İslam'ın mücadele alanı olarak görenlerin oranı sadece yüzde 5'tir.
Erbakan'ın "başarı" sı!..
70 yıl boyunca Türkiye'de "türban" diye bir sorun olmadı, isteyen istediği gibi taktı, kimse kimseyi takmıyor diye kınamadı, kimse bir giyim şeklini siyasal gösteri aracı yapmadı. Son on yılda siyasi İslam iktidarın kıyısına gelene kadar, hatta iktidara adımını atana kadar bu böyleydi. Erbakan'ın partileri bir giyinme şeklini siyasal gösteri aracına çevirmek için çalıştılar ve bunda başarılı oldular. Başarılı oldular, çünkü 70 yıl tartışma konusu olmamış bir "giyim tercihi" bugün ülkeyi ikiye bölmeye kadar ulaşan bir tırmanışın aracı haline gelmiştir. Ve bu gerilim Çankaya'ya kadar çıkmıştır. Cumhurbaşkanı'nın 29 Ekim daveti için uyguladığı çifte standarda tabii ki ilke açısından karşı çıkılabilir. Bu tavır diğer yandan çok etkili bir mesajı da içermektedir: Türban meselesinin gerilim konusu olarak yaşatılmasına karşı çok tepkili olan kesim herhangi bir taviz vermeye niyetli değildir.
Türkiye çözebilir
AKP kendine yeni bir kimlik arayışı içindedir, ama siyasi İslam geleneğinden gelmektedir. Bu partinin önde gelen kişilerinden en az biri, şu anda Meclis Başkanı olan Bülent Arınç daha ayağının tozuyla "türban dayatması" girişiminde bulununca kuşku ve kaygıların canlanması da kaçınılmaz olmuştur. Cumhurbaşkanı Sezer'in görev süresinin tamamlanmasının ardından yeni Cumhurbaşkanı'nı bu Meclis seçecektir, yani AKP seçecektir. AKP'nin liderini Çankaya'ya çıkarmak istemesi de çok doğal olacaktır. Erdoğan ya da AKP içinden başka bir isim Cumhurbaşkanı olduğu zaman birileri de kaçınılmaz olarak "Türban Çankaya" da diye ayağa kalkacaktır. Türban meselesinde bir uzlaşma olmasının şartları henüz ortada yoktur. Siyasi İslam sadece Türkiye'de değil Batı Avrupa'da da aynı zorlamayı yapmaktadır. Bu meselenin çağdaş ve demokratik çözümünün yine Türkiye'den çıkması için bugünkünden daha fazla uzlaşmaya elverişli bir ortama ve daha fazla çabaya ihtiyaç vardır.
Türban ve Çankaya
Cumhurbaşkanı, geleneksel 29 Ekim daveti için "çifte standart" uyguladı. Eşleri türbanlı olan AKP'lilere tek kişilik davetiye gitti
Haberin Devamı

