Meclis Başkanı AKP'li Bülent Arınç'ın adı, kendi tavrı sonucu, türban meselesiyle birleşti. Arınç, seçim öncesinde söylenenlerin tersine, türban meselesini gündemin ön sırasına getirmiş oldu.
Bunun karşılığı da, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının Arınç'a yaptıkları "yıldırım hızı ziyaret" oldu.
Türban meselesi hakkında son birkaç yıldır, binlerce saat konuşuldu, binlerce sayfa yazı yazıldı. Yargılamalar oldu.
Kaşınmayacaktı...
Şunu hatırlamamızda yarar var: Türban, son birkaç yıl öncesine kadar sorun değildi; kamusal alanda dini ya da da siyasi inanç sembolleriyle zorlama yapılmaması toplumun kabul ettiği ve uyduğu bir kuraldı. "Siyasi islam" in geleneksel partileri Refah-Fazilet bu kuralı bozdular ve türban eylemleriyle güç gösterisine giriştiler. Böylece Türkiye'de bir türban meselesi yaratılmış oldu.
AKp, seçim öncesinde iktidar adayı olduğu anlaşılacağı andan itibaren bu meseleyi kullanmayacağı, "kaşımayacağı" yönünde mesajlar verdi. Bu mesajlar olumlu karşılandı ve AKP'nin "İslamcı" siyaset yapmayacağının güvencesi olarak görüldü.
"İlk adım"mı!..
AKP'li Arınç ise Meclis Başkanı olmak için "ağırlık" koyarken konunun ardında yine türban vardı. Cumhuriyet tarihinde ilk kez, devletin en üst düzeyinde türban ortaya çıkacaktı. Meclis Başkanı, temsil ve protokol görevleri nedeniyle "eşli" olmak zorunluluğu olan durumlarda türbanı "protokol"e sokmuş olacaktı. Ve öyle oldu.
"Kamusal alanda", yani resmi kurumlarda, okullarda, Meclis'te yasal olarak giyilemeyen türbanı devletin en tepesindeki ikinci kişi "resmileştirmiş" oldu.
Bunu bir "ilk adım" olarak görenler çoktur. Arkasının bazı kamu kurumlarında türbanın yolunun açılması olarak gelmesini bekleyenler çoktur. "Siyasi islam" son yıllarda bu konuda güçlü bir beklenti yaratmıştır. Bu kesim AKP'yi desteklemiş ve AKP iktidar olmuştur. Ve onların AKP'nin türbana ilişkin bütün yasakları kaldırmasını bekledikleri açıktır.
Mesaj bütün topluma
Tam karşıdaki "kuşkulu" çoğunluk da Arınç'ın tavrıyla atılan ilk adımın arkasının geleceği şüphesine düşmüştür. AKP erkânından gelen her adıma artık başka bir gözle bakılması kaçınılmaz olmuştur.
Komutanların "yıldırım" hızıyla Arınç'ın makamına girip çıkmalarının, sadece AKP'ye değil bütün topluma mesaj olarak planlanmış olduğu açıktır.
"Türban" en önemli "sembol" olmuştur. Bu sembolü yaratan ve gerilim konusuna dönüştürenlerin bu mesaja karşı bir "adım" planlamaları durumunda belki kendi "cepheleri" memnun olabilir. Ama bu durumda "karşı cephe" de büyür ve kenetlenir.
İkinci bir "28 Şubat süreci" daha yaşanırsa, bunun sorumlusu sadece Arınç ve onun çizgisindekiler olur.
Türban sıkıntısı
Meclis Başkanı AKP'li Bülent Arınç'ın adı, kendi tavrı sonucu, türban meselesiyle birleşti. Arınç, seçim öncesinde söylenenlerin tersine, türban meselesini gündemin ön sırasına getirmiş oldu.
Haberin Devamı

