Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) türban kararı Hükümetin ve AKP'nin en üst düzeyinde büyük tepkiye yol açtı. Mahkemenin kararında Türkiye'deki yasal durumun ve uygulamanın insan haklarına aykırı olmadığı belirtiliyor.
AİHM, kendi alanına giren konularda, yani bütün Avrupa'da insan haklarının korunması ve kollanmasında en yüksek yargı organı olarak kabul edilmiştir. Türkiye de buna katılmış ve AİHM kararlarına uymayı taahhüt etmiştir. Şu ana kadar da uyuluyor; mahkemenin kabul ettiği kararların gerektirdiği tazminatlar ödeniyor ya da yine mahkemenin uygun gördüğü uzlaşma yolları benimseniyor.
AKP hükümeti, üç yıldır türban konusunun bir kriz nedeni olmamasına özen gösteriyor. YÖK ya da Cumhurbaşkanlığı ile ortaya çıkan gerilimlerde hükümet daha çok sorunu "geçiştiren" tavırlar aldı. Ancak son günlerde türban meselesinde hükümet tarafından gerilim yaşandığı görülüyor. Mesele, Cumhurbaşkanı'nın 29 Ekim davetinde türbanlı vekillerin eşsiz çağrılmasıyla tırmanışa girdi. Fakat aslına bakılırsa Cumhurbaşkanı Sezer görev süresinin başından beri aynı kararlı tutumunu sürdürmekte.
Başbakan'ın, Meclis Başkanı'nın ve Dışişleri Bakanı'nın türban konusundaki son açıklamalarındaki "ton" oldukça gergindir. Meclis Başkanı, Sezer'den sonra "Köşk'te türban sorunu"nun kalmayacağını "ilan" etmiş, Dışişleri Bakanı "görürsünüz" üslubuyla bir meydan okuma havasını yansıtmıştır. Başbakan'a göre ise Türk toplumu türban sorununu çözmüş ancak bazı "kurumlar" çözmemiştir.
Başbakan yanılıyor...
Sürekli olarak hatırlatmak gerekiyor: Türkiye Cumhuriyeti'nde Erbakan'ın liderliğindeki siyasi İslam'ın türbanı siyasi ve dinsel sembol olarak kullanma girişimine kadar herhangi bir sorun yaşanmadı. Türbanı, olayı tam anlamıyla kullanan siyasi İslam bir sorun haline getirdi. Bunu her zaman hatırlamak gerekiyor. Siyasal İslam'ın yarattığı bu kriz konusunda toplumsal bir uzlaşma sağlanmış değildir. Başbakan yanılıyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının hükümet ve AKP nezdinde bu kadar tepki uyandırmasının nedeni yanlış bir beklenti olabilir. Anlaşılıyor ki, bazıları mahkemeden çıkacak tersi bir karar, yani türban uygulamasının insan haklarına aykırı olduğuna ilişkin bir karar beklemekteydi. Ve bu karar üzerine de bir "girişim" planlanmıştı. Ama bu hesap yanlış çıkmış ve AKP'nin istediği yönde karar alınmamıştır. Ortaya çıkan "panik" havasının kaynağı bu beklenti olabilir.
Eğer AKP hükümeti türban konusunu ortamı biraz daha gerginleştirirse, Türk toplumunda uzlaşma sağlanmamış olduğunu da görecektir.
* "Kurumlar"ın ağırlığı, toplumdan sağladıkları destek ve güvenle artar.
Eğer AKP hükümeti türban konusunu istediği gibi çözemiyorsa, bunun en önde gelen nedeni, söz konusu "kurumlar"ın toplumsal destek ve güvene sahip olmalarıdır.
Türban paniği
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) türban kararı Hükümetin ve AKP'nin en üst düzeyinde büyük tepkiye yol açtı. Mahkemenin kararında Türkiye'deki yasal durumun ve uygulamanın insan haklarına aykırı olmadığı belirtiliyor
Haberin Devamı

