Türban deyince

Cumhurbaşkanı seçimi erkenden konuşulmaya başlayınca kaçınılmaz olarak türban meselesi de konuşulur oldu

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı seçimi erkenden konuşulmaya başlayınca kaçınılmaz olarak türban meselesi de konuşulur oldu.

Bir an için hukuki konuları, anketleri, resmi beyanları, sahte ve gerçek demokrasi gösterilerini bir kenara bırakalım.

Diyelim ki:

Yıl......Yer, Türkiye... Türban tartışması tam özgürlükle sona ermiş... Ve şunlar olmuş:

* İlkokullarda türbanlı ve türbansız kadın öğretmenler yan yana çalışıyor, veliler çocukları için türbanlı ya da türbansız bir öğretmen seçiyor.

* Üniversitede türbanlı öğrencilerin ayrı dernekleri var, öğrenci temsilcisi seçimlerine ayrı giriyorlar. Türbanlı öğretim üyeleri de onların toplantılarına katılıyor.

Bazı üniversiteler türbanlı öğretim üyesi olmasına direniyor, buna karşılık bazı üniversitelerde bütün kadın öğretim üyeleri türbanlılardan oluşuyor, onlar da türbansız kadın öğretim üyesi almıyor. Haksızlığa uğradığını düşünen türbanlı ve türbansız öğretim üyesi adayları sürekli olarak yargıya gidiyor.

* Bazı mahkemelerin yargıçları ve savcıları türbanlı. Türbanlı bir sanık onlara düşünce çok seviniyor. Diğer sanıklar da türbanlı yargıç ve savcılara ne kadar dindar olduklarını anlatarak kendilerini kurtarmaya çalışıyor.

* Ünlü bir atlet artık uluslararası yarışmalara "perukla" katılacağını açıklıyor ve şort yerine uzun eşofman ve kollu formayla yarışabilmek için mücadele başlatıyor.

* Cumhurbaşkanı'nın eşinin sekreteri ve koruması da türbanlı. Çeşitli hayır işlerine, yemeklere ve kermeslere katılan kadınlar da "first lady"ye ayıp olmasın diye başını kapayıp geliyor.

* Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın eşinin katıldığı yemeklerin ve toplantıların görüntüleri silme türbanlı kadınlardan oluşuyor.

* Başbakan'ın iki kadın sekreterinden biri türbanlı diğeri türbansız. Bazı toplantılara türbanlı bazılarına türbansız sekreter götürülüyor.

* Avrupa Birliği ile görüşmeleri yürüten başmüzakerecinin iki kadın danışmanından biri türbanlı biri türbansız. Başmüzakereci Türkiye'deki demokrasiyi göstermek için her toplantıya iki danışmanını birlikte götürüyor.

* Kadın ve aileden sorumlu bakan türbanlı, konuklarının hemen tümü "Doğu"dan geliyor, "Müslüman kadınlar kongresi" gibi toplantılar İstanbul'da düzenleniyor. Bu toplantılarda türban zorunluğu bulunmuyor, ama türbansız kimse de katılmıyor.

***

Bunlara çok daha başka görüntüler eklenebilir.

Ama hepsini gözden geçirdikten sonra şu soruyu sormak ve cevabını vermek zorundayız: Türkiye'nin hedefi olan ileri demokrasi bu mudur? Yoksa Türkiye'de laik-anti-laik kavgasını en üst ve en istenmeyen düzeye asıl çıkaracak olan bu manzara mıdır?

DİĞER YENİ YAZILAR