Tuğluk ve Türk’ün hakkı

Haberin Devamı

Kural son derece açık: Herhangi bir yasa değişikliği olması halinde yeni yasadaki hangi madde veya maddeler vatandaşın lehineyse, o maddeler uygulanır.

Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, anayasadaki değişen maddeler dolayısıyla, partilerinin kapatılmasıyla birlikte milletvekilliklerini de kaybetmişlerdi.

Son anayasa değişikliği, parti kapatılsa bile Meclis’teki mensuplarının milletvekilliğinin düşmeyeceği kuralını getirdi.

Eski DTP’li iki milletvekilinin seçildikleri Meclis halen görevde, önümüzdeki seçime kadar da görevde kalacak. Dolayısıyla Tuğluk ve Türk’ün milletvekili olarak tekrar Meclis’e dönmeleri gerektiği ortadadır.

***


Taş atan çocukların fiillerini terör suçu olmaktan çıkartan yasa değişikliği gerçekleşince, maddenin yazılış biçimi dolayısıyla yargı, Hrant Dink’in katilinin de bu kanun kapsamına girdiği kararını aldı. Birçok hukukçu da, vicdani açıdan sorun yaratmasına rağmen, böyle bir cinayeti işleyen kişinin de 18 yaşından küçük olması halinde bu yasadan yararlanma hakkı bulunduğunu söyledi.

AKP hükümetinin sözcüsü de bu yönde konuştu, “yasaların kişiler için yapılmadığını” da belirtti.

Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk’ün durumları ise daha da açıktır, Meclis Başkanlığı’nın başvuruların gereğini hemen yapması gerekir. Aksi takdirde, değişikliği yapanların amacının “başka vatandaşlar”ın haklarını korumak olduğu kanaati doğar.

***


“Türkiye bir hukuk devletidir” cümlesini her kesimden, her taraftan siyasiler bol bol söyler; hatta yerli yersiz telaffuz ederler. Daha çok da ülkemizin “hukuk devleti” olma niteliğiyle ilgili kuşkular ortaya çıktığında tekrar edilir durur.

Eğer gerçekten bir “hukuk devleti”nde yaşıyorsak ve “hukuk devleti”nin en temel özelliği vatandaşlar arasında hiçbir farklı uygulamaya meydan vermemek ise, Tuğluk ve Türk’ün durumunda da böyle olduğunun açıkça gösterilmesi gerekir.

Tuğluk ve Türk kimseyi öldürmedi, demokratik hakları olduğuna inandıkları siyasi çalışmalarda bulundular.

Üstelik bu çalışmaların odağında, 30 yıldır ülkenin ciğerini yakan silahların susması meselesi vardı.

Tuğluk ve Türk tekrar Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki yerlerini aldıkları takdirde “hukuk devleti”ne, kimsenin farklı muamele görmeyeceği günlere biraz daha yaklaşmış olduğumuza inanabileceğiz.

DİĞER YENİ YAZILAR