Toplumsal nefret

Hrant Dink cinayetinin ardından, Türk toplununun neredeyse bütün kesimleriyle gösterdiği tepki çok dikkat çekicidir

Haberin Devamı

Hrant Dink cinayetinin ardından, Türk toplununun neredeyse bütün kesimleriyle gösterdiği tepki çok dikkat çekicidir. Bu ve benzeri cinayetlerin sonuçta Türkiye’ye, Türk halkına kötülük olduğunu, sonuçlarının yine Türk halkının zararına olduğunu Türk toplumu görmüş ve ifade etmiştir.

Bu duyarlılığın burada kesilmemesi, olayın çevresindeki başka fenalıkların da temizlenmesini zorlamak üzere devam etmesi gerekiyor.

***

Hrant Dink, ölümüyle Türk toplumunun bir araya gelmesini, geleceğini birlikte düşünmesini ve ülkeyi uçurumlara götürecek tehlikeleri görmesini sağladı.

Bu toplumsal hareketin siyasi karşılığının olması gerekir. O siyasi karşılık da Hrant’a sıkılan kurşunun arkasındaki bütün karanlık yapıların silkelenmesi, devletin bu yapılar içinde yer alanları temizlemesidir.

Kaba sokak milliyetçiliğinin sürekli kışkırtılmasının en basitinden bir ilk sonucu, son cinayettir. Bu kışkırtmaları kimlerin, hangi çevrelerin yaptığı da belli.

Hrant Dink, TCK 301’inci maddesi dolayısıyla yargı önüne çıkarılarak bir linç girişiminin kurbanı olması istenmiştir. Bu linci planlayanlar, bu lince alet olanlar belki ellerini vicdanlarına koyup düşünme yeteneğine sahip değildir. Ama Türk toplumu gösterdiği tepki ile onlardan bunun hesabını soruyor.

***

Hrant Dink’in ölümüne kadar ulaşan olaylar zincirine bakıldığında 301’inci madde belasından Türkiye’yi kurtaramayan AKP hükümetini ve CHP muhalefetini, hukukun asıl amacını unutan yargı sistemini, hatta sokak milliyetçisi kışkırtmaların etkisiyle hareket edebilen yargı mensuplarını da unutmamak gerekir.

Hrant Dink’e saldıranlara göz yuman güvenlik güçlerinin sorumlularının, daha soruşturma devam ederken olayı “milliyetçi etkilerle işlenmiş bireysel bir cinayet” olarak ilan eden emniyet üst düzey sorumlularının da topluma hesap vermesi gerekiyor.

***

Türk toplumu gösterdiği tepki ile bu hesapların sorulmasını istiyor. Türk toplumu güvenli bir geleceğe sahip olmanın, geleceğe umutla bakmanın yolunun bu hesapların sorulmasından geçtiğini görüyor ve söylüyor.

Siyasi iktidar bu sese kulak vermek, gereğini yapmak zorundadır. Temiz bir ülke; çetesiz, cinayetsiz, terörsüz bir barış ülkesi, demokratik ve insanların birbirlerinin haklarına saygı gösterdiği bir ülke istiyorsak bazı hesapların hemen sorulmaya başlanması gerekiyor.

DİĞER YENİ YAZILAR