Toplu çılgınlık gibi

Haberin Devamı

Televizyon ekranlarında saatlerce konuşuluyor. Gazetelerde çarşaf çarşaf yazılıyor. Aynı şeyler tekrar tekrar söyleniyor.

Toplum olarak hep birlikte aynı çılgınlığı yaşıyor gibiyiz. Ergenekon soruşturması bütün bilinçaltı birikimlerimizin ortaya saçılmasına vesile oldu gibi.

Bütün o söylenenleri ekranlarda söylemek dergilerde yazmak, bugünkü yasalarımıza göre “suç” teşkil ediyor. “Hazırlık soruşturmasının gizliliği” diye bir kural var ki, hiç kimse buna aldırış etmiyor. Soruşturmadan yansıyan her bilgi kırıntısı açıklanıyor, üzerine yorumlar yapılıyor.

Yorumların bir bölümü Ergenekon soruşturmasının AKP’nin komplosu olduğu inancına dayalı. Bir başka bölümüyse soruşturmanın “askerin geriletilmesi” gibi bir sonucu olacağı umudunu taşıyor.

Bir üçüncü kesim var, onlar da Ergenekon soruşturmasının küçük siyasi hesaplaşmaların ötesinde bir anlam taşımasını, etkileri olmasını umut edenler.

Demokrasiye bundan böyle hiçbir gerekçeyle “ara” verilmesin... Her şey demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine tam olarak uyularak yapılsın... Bu ülkenin siyasetinden, toplumsal çatışmalarından silah ve şiddet tümüyle yok olsun... Devletin şu ya da bu gücüne dayanarak toplumu şu ya da bu amaçla sömüren çeteleşmelerden tümüyle kurtulalım...

***

Ergenekon davasıyla birlikte “temiz toplum” ile ilgili umutların yeşerdiğini görüyoruz.

Batı toplumları bu yapılanmalardan 70’li yıllarda “temizlendi”. Batı ülkelerinde temizliği yapanlar ve sonuna kadar gidenler hep “sol” iktidarlar oldu. Bizde “sol” siyasetler ya da kendini “sol” zanneden siyasetler böyle bir temizlik konusunda herhangi bir adım atmadı. 70’lerde Ecevit bu işlerin peşini bıraktı, 80’lerde siyasi cinayetler devam ederken siyasi iktidarlar gözlerini kapamayı tercih etti. 90’larda koalisyonlarla iktidar olan sol partilerden hiçbiri parmağını kımıldatmadı.

Ergenekon davası ile birlikte bunca sol iktidarın yapamadığını siyasi İslam kökenli bir parti yapabilecek mi? Temizliğe böyle bir partinin girişmiş olması, her türlü çeteleşmeye, darbeye bütün varlıklarıyla karşı olanları ya da olması gerekenleri bile kuşkulandırıyor.

Bu çelişkili duygular içinde bugünkü “toplu çılgınlık” durumuna hep birlikte girdik. Bundan nasıl çıkarız? O da belli: Ergenekon davasının doğru yürümesiyle, yeni soru işaretlerinden kaçınılmasıyla ve toplumun hangi kesiminde olursa olsun bütün kuşku bulutlarının dağıtılmasına azami özen gösterilmesiyle...

DİĞER YENİ YAZILAR