Yugoslavya’nın efsanevi lideri Mareşal Tito uzun zaman önce Sovyet blokundan ayrılmıştı, “bağlantısız ülkeler”i bir araya getirerek Amerikan-Sovyet dengesinin dışında bir güç yaratmaya çalışıyordu. Dünyanın en prestijli liderlerinden biriydi.
Sovyetler Birliği tarzı bir komünist uygulamadan farklı bir seçenek yaratmak isteyen Yugoslav liderler “özyönetim” (autogestion) adını verdikleri, çalışanların üretim sürecine ve yönetime katılmalarına dayanan bir sistemi oturtmaya çalışıyorlardı.
Ecevit, bu sistemle ilgilenmişti ve yerinde görmek, bilgi almak istiyordu.
Cumhuriyet, dış haberler muhabiri olarak bu geziyi izlemek üzere beni görevlendirdi.
Bülent Bey’in yanında tabii ki Rahşan Hanım vardı, ayrıca CHP senatörü olan emekli orgeneral Muhsin Batur da geziye katılıyordu.
Yugoslavlar özyönetimle ilgili olarak çok bilgi verdiler, birçok toplantı yapıldı, Ecevit de bütün bunları ilgiyle izledi.
Sonra sıra Mareşal Tito’yu ziyarete geldi. Aslında gezinin başında böyle bir görüşme olacağı söylenmemişti, belki Tito Ecevit’i merak etmişti ve ziyaret programa konulmuştu.
Belgrad başkanlık sarayında, görüşmenin yapılacağı salonun kapısında bekliyorduk. Tabii ki gazetecilerin içeri girmeleri söz konusu değildi, biz (o zaman bu kadar çok gazete olmadığı için sadece üç kişiydik) kapıda bekleyecektik. O sırada Tito ile Ecevit arasında tercümanlık yapacak olan görevli geldi, tanıştık. Orada bekleşirken tercümana nereli olduğunu sordum “Manastır” dedi. Pırlepe’yi bilip bilmediğini sordum, “tabii iyi bilirim” dedi. Sonra dedemin adını söyledim, adını duymuş olup olmadığını sordum. Birden heyecanlandı, beni inceledi ve “Sen Kemal’in oğlusun” dedi, ben başımı salladım bana sarıldı ve babamla lisede sınıf arkadaşı olduklarını anlattı.
Efsane ile yan yana oturdum
Biraz sonra içeri girme anı geldi, babamın arkadaşı çıkan tercüman, Rahşan Hanım’la Bülent Bey’i içeri aldıktan sonra ince bir çalımla beni de içeri itti ve kapıyı kapattı.
Gösterilen yerlere oturduk. Ecevitler benim neden içerde olduğumu anlamamışlardı ama seslerini çıkarmadılar. Ben de heyecanla sessiz sessiz durdum.
Biraz sonra Yirminci Yüzyıl’ın efsanelerinden Mareşal Tito içeri girdi. Ceketi ve kravatı yoktu, elinde Fidel Castro’nun kendisine sürekli gönderdiği kocaman bir puro vardı, purosunu yakmamıştı. El sıkmadı, başıyla selamladı, oturduk. Görüşme on dakika kadar sürdü. Bu arada Bülent Ecevit Türkiye ile ilgili bir şeyler anlattı, sonra karşılıklı olarak dünyanın durumuyla ilgili birkaç cümle söylediler.
Ben bütün gençliğim ve gazetecilikteki acemiliğimle Tito’yu izliyordum. Böyle bir efsane ile yan yana oturduğuma inanamıyordum.
Sonra görüşme aniden bitti, Tito yine başıyla selam verdi, ayrıldı. Biz dışarı çıkarken Bülent Bey beni durdurdu, neden içerde olduğuma ilişkin bir şey sormadı ama “Sayın Gönensin, biliyorsunuz bu özel bir görüşme, herhalde bir şey yazmayacaksınız” dedi.
Ne diyebilirdim ki. “Kaç gazeteci Tito ile yan yana oturmuştur, ben de bunun havasını sonuna kadar yaparım” diyemedim, sadece “Tabii efendim” dedim.
Tito ile geçirdiğim on dakikayı yazmadım. Özyönetimle ilgili öğrendiklerimi yazdım, ama Tito olayını yazıp hava atmam mümkün olmadı. Sonra babama bana torpil yapan tercümanı sordum, “Evet, bizim sınıftan üç komünist çıkmıştı o da o üçünden biriydi” dedi.
O gezide acemi gözüyle bir şeyi daha fark etmiştim. Gittiğimiz bütün federe cumhuriyetler tümüyle farklı ülkelerdi. Ama Tito’nun ölümünden sonra birbirlerini kıyasıya öldüreceklerini düşünmek için de görünürde bir neden yoktu.
Yazamadığım Tito’yu geçen 31 yıl boyunca anlatabildiğim herkese anlattım, ilk kez şimdi yazmış oldum.
Anadolu’da sağlık, bereket ve mutluluk sembolü olan Şahmeran, Aynur Ocak’ın cam altı resimlerinde güzelliğini sergiliyor. Ankaralı sanatçı Aynur Ocak’ın geleneksel Türk sanatlarından cam altı resim çalışmaları, Nişantaşı’nda Cef Sanat Galerisi’nde sergilenmeye başlandı. Sergi, 3 Ocak’a kadar görülebilir. Tel: (0212) 240 51 51
Tito ile on dakika
Bülent Ecevit, 1977’de muhalefette olduğu sırada o dönemde Yugoslavya’da uygulanan “özyönetim” sistemiyle ilgilendi ve bir gezi düzenlendi
Haberin Devamı

